Bu e-kitap e-Twinning projesi ''Act Kindly To Colourful Earth / Renkli Dünyaya Nazik Davran'' Proje ortakları tarafından hazırlanmıştır.
Kopya edilemez,iktibas edilemez. Tüm hakları saklıdır.Para ile satılamaz.
Act Kindly To Colourful Earth / Renkli Dünyaya Nazik Davran'' e-Twinning Proje Ekibi

PROJE ORTAKLARI
Ceren MOGHADDAM.......... Florya Can Ada Okulu
Türkan DEMİREL..................Selçuklu Belediyesi İlkokulu
Nur ŞAHİN............................Sefaköy İlkokulu
Özlem UYSAL........................Mustafa Fevzi Serin İlkokulu
Cemil EKİCİ..........................Şehit Osman Demir İlkokulu
Gülşah ALTAY.......................Karatay Kocatepe İlkokulu
Gülay DOĞAN......................Umurca İlkokulu
Sevilay IŞIK...........................Kızören İlkokulu
Duriye AKSAKAL...................Toki Şehit Er Yılmaz Özdemir İlkoku
Özal KOKTAŞ.........................Sefaköy İlkokulu
Huda Alhwaiti .......... King Abdullah II for Excellence School Jordan / Aqaba


ORTAK HİKAYE YAZMA ÇALIŞMAMIZ
Yıl 2050, ülkeler arasındaki tüm sınırlar kaldırılmış. Bütün dünya tek bir dünya olmuş. Marsa giden kolonilerden ilk bebek Mars’a doğmuş, ilk Marslı bebek. İnsanlar hayatta kalmak için biraz daha yaşamak için çok çalışıyormuş.Dünya’daki insanlar için ise durum değişmiyor. Tarımsal faaliyetlerini en az zarar verecek şekilde sürdürmeye çalışıyorlar. Bu zamanın eğitim modelinde organik okullar varmış. İnsanlara sürdürülebilir tüketim alışkanlıkları kazandırmaya çalışıyormış.
14 yaşındaki Can, için okulun ilk günü, oldukça heyecanlıymış. Kendini her zamankinden daha büyümüş ve mutlu hissediyordu. Okulda yepyeni arkadaşlar edindi. Daha ilk günden Can en yakın arkadaşlarıyla karar vermişti. Onlar uzay araçlarını en iyi kullananlardı. Son ders coğrafyaydı. Öğretmen Amazon çölü’nün eskiden nasıl da görkemli ormanlardan oluştuğunu anlatıyor. Fakat konular Can’ın pek ilgisini çekmedi. Okulun çıkışında evine yakın oturan arkadaşlarıyla birlikte evin yolunu tuttular. Bu sırada aniden sağanaya yakalandılar.

Asit yağmurları o kadar hızlandı ki daha fazla ilerlemekten vazgeçmek zorunda kaldılar. Neredeyse Atlas Okyanusu kadar büyük su birikintilerinden atlarken “Hadi koşun, şurda uzay istasyonunun deposu var.’’ diye bağırdı Can arkadaşlarına. Arkadaşlarından biri sanki saçlarının ıslanmasına engel olabilecekmiş gibi, boş yere ellerini başına siper etmişti. Yüzlerine doğru yağan soğuk ve asitli yağmurda gözlerini açmakta zorlanan arkadaşlar, kendilerini depoya zor attılar.Deponun içi karanlıktı.Önlerini zar zor görebiliyorlardı.
Yağmurun dinmesini beklerken derinden gelen ses ve aniden oluşan ışık arkadaşları biraz ürküttü. Merhaba dedi biri yaklaşarak ben Ali, bu da arkadaşım Sudan , Dünya’da yaşayan son erkek beyaz gergedan.
Merhaba dedi Can ve arkadaşları korkmuş ve şaşkındılar
Ceren MOGHADDAM
FLORYA CAN ADA OKULU

gergedanı korku dolu gözlerle
süzdüler. Ali 12 yada 13 yaşlarında
hafif esmer ve oldukça yakışıklı bir
çocuktu. Gergedan ise çok iri,derisi
buruşuk ve neredeyse bir metrelik
bir boynuza sahipti.Bu haliyle çok
korkutucuydu.Can korktuğunu belli
etmek istemiyordu.
Can:
-Memnun oldum.Burada ne arıyorsunuz?
Dedi ve bir yandan adının Sudan
olduğunu öğrendiği beyaz gergedandan uzaklaştı.
Ali:
-Asit yağmurundan kaçıyorduk ve bu depoya sığındık. Korkmayın Sudan size zarar vermez.Onu evcilleştirdim.O benim en yakın arkadaşım.Dedi.
Can:
-Siz Dünya’dan mı geliyorsunuz? Diye sordu.
Ali:
-Evet ,2021 yılından geliyoruz gergedanımla.Babam NASA’da çalışan bir bilim adamı ve uzun zamandan beri bu zaman makinesi üzerinde çalışıyor.

Bu zaman makinesine gergedanımla gizlice bindik.Babamın yazdığı notlardan zaman makinesinin nasıl kullanılacağını öğrendim.Beyaz gergedanım Sudan dünyada nesli tükenen son gergedan.Çok yalnızlık çektiği için ben onu 1900 yılına götürmek istedim.Çünkü Sudan çok yalnızlık çekiyordu.Düşündüm ki eğer onu 1900 yılına götürürsem kendi cinsi içinde mutlu olacak.Fakat anlamadığım bir arıza sonucu buraya geldik. Burası neresi ve hangi yıldayız?
Can’ın arkadaşı Mert korkusunu atlatmış ve hayretler içinde Ali’nin anlattıklarını dinliyordu.
Mert:
- Burası Mars gezegeni ve
2050 yılındayız.
Ali hayretler içindeydi.
Mars’ta hayat var mıydı?
Bilim adamlarının Mars’ta
yaşanıp yaşanmayacağını
araştırdığını biliyordu.
Demek ki sonunda insanlar
Mars’ta yaşama yollarını
bulmuşlar,diye düşündü.
Türkan Demirel
Selçuklu Belediyesi İlkokulu 4/B Sınıfı
Can’ın uzay aracına atlayıp evin yoluna koyuldular. Can’ın annesi ve babası kapıyı açtıklarında karşılarında daha önce hiç görmedikleri beyaz kocaman bir gergedan görünce şaşırıp kaldılar.Hemen Can annesinin ve babasının korktuğunu görünce, Ali ve arkadaşı Sudan’ın, Dünya’dan zaman makinesi ile 1900 yılına gidecekken yanlışlıkla Marsa geldiklerini söyledi. Kendileri ile asit yağmurlarından kaçarken bir depoda karşılaştıklarını ve tanıştıklarını, karınları aç olduğu için onları eve getirdiğini söyledi.
Annesi:
- Mars’a ve evimize hoşgeldiniz.
Ali:
-Hoşbulduk.
Nur ŞAHİN
SEFAKÖY İLKOKULU

Annesi:
-Çocuklar siz içeri geçin, ben size yemek getireyim.
Can ve misafirleri oturma odasına geçtiler. Can’ın duvardaki düğmeye basması ile yerden bir anda koltuklar çıktı. Koltukların yerden çıkmasıyla Sudan bile korktu. Can’ın annesi elinde bir tabak hapla geldi.
Ali hapları görünce :
- Biz hasta değiliz ki...
Can :
-Biz Mars’ta besinlerin yüksek teknolojiyle sıkıştırılması ile elde edilen bu çok güçlü hapları, bir bardak su ile içiyoruz. Her öğünde farklı özellikli hapları kullanıyoruz. Böylelikle zamandan da tasarruf ediyoruz.dedi.
Ali’nin hapı yutmasıyla bir anda karnı doydu ve buna çok şaşırdı. Can’ın annesi ve babası Ali’nin bu şaşkın haline çok güldüler. Bir anda Ali’nin yüzü değişti çünkü aklına depoda bıraktıkları zaman makinesi gelmişti. Dönüp Sudan’a
-Hemen gitmemiz lazım. Dedi.
Sudan:
-Nereye?
Ali: Zaman makinesi depoda kaldı ve babam bizi merak etmiş arıyordur şimdi. Dedi
Can: Ben sizi uzay aracımla bırakabilirim yoksa kaybolursunuz. Dedi
Can’ın annesi ve babasına teşekkür edip evden çıktılar. Depoya vardıklarında bir de ne görsünler, tüm yağmur suyu depoya dolmuş,zaman makinesi su içinde kalmıştı.
Ali:
-Eyvah! Şimdi babama ne söyleyeceğim? İzinsiz zaman makinesini kullandım. Üstelik bundan haberi bile yok.
Sudan:
-Umarım hala haberi yoktur Ali. Farkederse çok telaşlanır. Geri döndüğümüzde de bize çok kızar.
Ali:
-Geri dönelim yeter Sudan. Babam bize kızmakta haklı.
Can:
-Üzülmeyin çocuklar. Bir çaresini bulup sizi evinize göndereceğiz.
Bu sırada deponun derinliklerinden bir ses duyuldu. Sudan koca ayaklarıyla sesin geldiği yere doğru ilerledi. Ali ve Can da Sudan’ın peşinden gittiler. Yerdeki su birikintisinin içinde ışıkları yanıp sönen, birkaç parçası da dağılmış bir robot gördüler.
Can:
-Yogabot senin ne işin var burada!
Yogabot Mars’ın en ünlü ve en becerikli robotlarından biriydi. Yogabot’tan ince bir cızırtı duyuldu,ışıkları iyice kısıldı.
Can:
-Ali seni eve götürmenin yolunu bulduk. Ama önce Yogabot’u tamir etmemiz gerekli. Yogabot zaman makinesini tamir edebilir.
Özlem UYSAL
MUSTAFA FEVZİ SERİN İLKOKULU
Yogabot’un başına toplandılar. Tüm devre ve parçaları kontrol etmeye başladılar. Arıza tahminlerin daha büyüktü. Başladılar onarım işlerine. Devreler hazırdı ama Yogabot yine de çalışmadı. Çocuklar yeni program yazmaya başladılar. Uzunca bir uğraşın ardından Yogabot’u çalıştırmayı başardılar. Şimdi sıra Ali’ yi evine gönderebilmekteydi. Asit yağmurları durunca koşarak depoya gittiler .Gördükleri manzara karşısında şok oldular. Ali’ nin zaman makinesi kullanılamaz haldeydi. Şimdi ne yapacaklardı?
Ali, babasını çalışırken hep izlerdi. Birlikte zaman makinesini karıştırmaya başladılar. Yogabot’un da yardımıyla onarım bitti. Ancak Can Ali’ nin hemen dünyaya dönmesini istemiyordu. Dünyadaki masmavi gökyüzünü ,uçsuz bucaksız yemyeşil tarlaları, parkları ,denizleri uzun uzun anlatmasını istiyordu.
Cemil EKİCİ
Şehit Osman Demir İlkokulu

Ali ve Sudan zaman makinesine bindiler ve Can'a herşey için teşekkür ettiler. Tam oradan ayrılacaklardı ki Ali:
-Can ,bizimle 2021 yılına gelmek ister misin?Hem herşeyi kendi gözünle görürsün.Hemen gider döneriz.Kimse yokluğunu anlamaz dedi.Can sevincinigizleyemeden cevap verdi:
-Senin için sorun olmaz değil mi?Ben çok isterim dedi.
Ali elini Can'a uzattıve Can hemen zaman makinesine bindi.Tarihi ayarladılar ve saniyeler içerisinde 2021 yılına geldiler.Zaman makinesinden aşağı inince Can gözlerine inanamadı.her taraf yemyeşildi. O kadar çok ağaç vardı ki..uzun uzun bir sürü ağaç. Gözleri ileride bir parıltıya takıldı.Merakla sordu:
-Ali bu ışıldayan şey de nedir?
-O bir göl can. Sudan oluşur dedi.
Can gözlerine inanamıyordu. Bu kadar suyu bir arada hiç görmemişti etrafına bakındı. Çeşit çeşit kuşların sesini duyuyordu.Ali can'a heyecanla seslendi:
-Can,gelsene.Sana çok güzel bir şey göstereceğim.
Can koşarak Ali'nın yanına gitti.Ali bir ağacın yanında duruyordu.Elini ağaca uzattı ve oradan birşey kopardı.Kopardığı şeyi Can'a uzattı:
-Bunu yesene ,dedi. bunun adı kiraz..
Can yediği meyvenin tadını çok beğenmişti.Mars'ta yediği haplara hiç benzemiyordu.Can Mars' geri dönmek istemiyordu.Keşke hep burada kalsaydı..Ne olmuştu bu güzel dünyaya?Neden insanlık Mars'a gitmek zorunda kalmıştı ki?
GÜLŞAH ALTAY
KOCATEPE İLKOKULU 2/D SINIFI
Çünkü Dünya da Covid 19 salgınından dolayı binlerce insan ölmüştü.Bu sebeple Mars ‘ta bu salgının olmadığını ,hayatın çok güzel olduğunu düşünüyorlardı.Can dedesini bu hastalıktan kaybettiği için çok üzülmüştü.Can‘ınaileside Mars ‘a taşınmaya karar verdiler.Ama Mars ‘ta toprak olmadığı için sebze ve meyve yetişmiyordu.Üstelik Mars ‘ta denizde olmadığı için yaz tatillerinde Can evde tabletle vakit geçiriyordu
Gülay DOĞAN
Umurca İlkokulu

- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $5.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $5.59+) - DOWNLOAD
- LIKE (1)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!