
ANKARA
2012
This book was created and published on StoryJumper™
©2010 StoryJumper, Inc. All rights reserved.
Publish your own children's book:
www.storyjumper.com












































Ayşe ile Fatma ikinci sınıfa giden iki
arkadaştır. Aynı mahallede doğup büyüdükleri
için her şeyi birlikte yapmayı seviyorlardı. Okulda
bile aynı sıraya otururlar, tenefüslerde sadece
ikisi birlikte oynardı.

















Bugün Cuma.Ayşe ve Fatma her zamanki gibi bugünde sınıfta
yanyana oturmuşlardı. Bugün günlerden Cumaydı.
Bütün öğrenciler bugün cuma ve iki gün tatil diye çok
seviniyordu. Ayşe ve Fatma da çok mutluydu. Bunun
için Ayşe kendini tutamayıp; " Bugün Cuma " diye
bağırdı.





































Zil çaldıktan sonra bütün öğrenciler okulun önünde sıra oldular.
Fatma sıradayken babasının okula geldiğini farketti.

























OKUL
Fatma tören bittikten sonra " Babaaaa! " diye bağırdı. Babasını
gördüğüne çok sevinmişti.
Babası da Fatma'ya:
- Kızım gel buraya anneannene gideceğiz, dedi.
Fatma anneannesini çok
seviyordu. Haftasonu orada
olacağı için çok mutlu
olmuştu. Mutlu bir şekilde
pazartesi görüşürüz Ayşe,
dedi ve arabaya bindi.





Ayşe, Fatma giderken arkasından bakakaldı. Çünkü Fatma gittiği
için çok üzgündü. Haftasonu oyun oynayacağı bir arkadaşı yoktu.
Ayşe sadece Fatma ile oyun oynamayı seviyordu. Üzgün bir şekilde
evine doğru yürümeye başladı.Ayşe eve giderken sürekli haftasonu
oyun oynayamayacağını düşünerek üzülüyordu.














Ayşe eve geldiğinde annesi onun en sevdiği kurabiyelerden
yapmıştı. Ayşe bu kurabiyeleri görünce çok sevinirdi. Ama hâlâ Fatma
gittiği için çok üzgündü.
Annesi Ayşe'ye:
- Ayşe hadi gel kızım. Senin için kurabiye yaptım. Yanına da meyve
suyu sıktım. Elini yıka ve karnını doyur, dedi.















Ayşe :
- Hayır anne ben tokum, diye annesine bağırdı.
Ayşe'nin annesi kızının neden kendisine bağırdığını anlamamıştı.
Ayşe'ye " Neden bağırdın kızım " dedi.
Ayşe tekrar bağırarak :
- Yok bir şey anne odama çıkıyorum, dedi ve odasına çıktı.




Ayşe'nin annesi böyle bir durumla ilk kez karşılaşmıştı. Ayşe
annesine hiç bağırmazdı. Bağırsada hemen özür dilerdi. Ayşe odasına
çıktığında hep Fatma'yı düşündü. Acaba şimdi ne yapıyor, diye
düşünüyordu.
Ayşe kapının zili çalınca hemen merdivenden aşağı indi. Gelen
Fatma olmalı dedi. Aşağı inmeden kapıda sınıfındaki Ahmet'i gördü.
Buna çok üzülmüştü. Biraz sonra tekrar kapının zili çaldı. Bu sefer
Ayşe odasından çıkmadı. Nede olsa Fatma değil diye düşündü. Annesi
kapıyı açtığında " Hoşgeldiniz Fatma "dedi.




Ayşe koşa koşa merdivenlerden aşağı indi. Fatma gelmiş. Çok
mutluyum diyordu. Kapıdan içeri girdi. Karşısında oturan Ahmet ve
Aslı idi. Aslının annesinin adı da Fatmaydı. Ayşe tekrar çok üzülmüştü.

Ayşe üzgün bir şekilde odaya girdi ve hep annesinin yanında
oturdu. Ahmet ve Aslı, Ayşe'yi oyun oynamak için çağırdılar. Ama
Ayşe, oyun oynamak istemiyorum, diye cevap verdi. Fakat bütün
gece oyun oynayan Aslı ile Ahmet'i izledi. Kendi kendine oyun
oynarlarken ne kadar da mutlular diyordu .
Ayşe misafirler gittikten hemen sonra odasına çıkıp uyudu. Annesi
kızının neden böyle davrandığını anlayamamıştı. Ayşe'nin ailesi
Ayşe'nin mutlu olması için Cumartesi günü köye gitmeye karar verdi.
Çünkü Ayşe köyü çok seviyordu.


Köye gideceklerini Ayşe'ye söylediklerinde Ayşe:
- Tabiki de giderim baba, dedi.
Sabah erkenden yola çıktılar. Köye geldiklerinde Ayşe'nin dedesi
ve babaannesi çok mutlu oldular. Hep birlikte toplanıp pikniğe
gittiler.




















Piknik alanının çevresindeki çocuklar top oynuyordu. Topları
Ayşe'nin ayağının yanına düştü. Ayşe topu çocuklara fırlattığında
çocuklardan birisi:
- Bizimle oynamak ister misin? Zaten bir kişi eksiğiz, dedi.
Ayşe:
- Siz benim arkadaşım değilsiniz ki. Sizinle oynayamam, dedi.





Ayşe'nin annesi ve babası:
- Neden arkadaşım değilsiniz diyorsun. Onlarda senin arkadaşın
olabilir. Eğer oynamak istiyorsan oynayabilirsin. İzin veriyoruz, dedi.
Ayşe:
- Peki babacığım ve anneciğim dedi ve çocukların yanına gitti.
Merhaba. Size bağırdığım için özür dilerim, dedi ve Sizinle oynayabilir
miyim, diye sordu.
Çocuklardan birisi:
-Tabiki de oynayabilirsin. Erkan'ın grubuna geç oyuna başlayalım, dedi.












Ayşe:
-Hayır ben erkeklerin olduğu grupta oynamam, dedi.
Emre de :
- Ama her iki tarafta da erkek var, dedi.
Ayşe:
- O zaman kızlara erkekler oynayalım, dedi.
Çoculardan birisi, tamam olur farketmez , dedi ve oyuna
başladılar. Oyun oynanırken Ayşe hariç hepsi çok mutluydu. Çünkü
Ayşe sürekli keşke Fatma burada olsaydı diye düşünüyordu.

Çocuklar karınları acıkınca hemen yemek yemeye gittiler. Yemekten
sonra çocuklar tekrar toplanıp çiçek toplamaya gittiler. Ayşe de annesi
çiçekleri sevdiği için diğer çocuklarla çiçek toplamaya gitti.
Çocuklar çiçek toplarken şarkı söylemeye başladılar. Ayşe bu şarkıyı
biliyordu. Fakat içinden söylüyordu.











































Bütün çocuklar en fazla çiçeği toplamak için koşuyordu.
Çocuklardan birisi koşarken birden yere düştü. Bütün çocuklar ona
gülmeye başladı. Ayşe de kendini tutamayıp gülmeye başladı.

























































Daha sonra bütün çocuklar birbirlerini yeşil çimenlerin üzerine
yatırdı. Ayşe de bu oyuna katıldı. Yatan herkes bulutlardan resim
oluşturuyordu. En hızlı resim oluşturan kazanacaktı. Ayşe:
- Bakın şu bulut bir kelebeğe benziyor, dedi.

































Arkadaşları baktığında o gerçek bir kelebek dediler. Çiçek toplamayı
bırakıp kelebeği kovalamaya başladılar. Kelebek durmadan uçuyor
çocuklarda durmadan peşinden koşuyorlardı.






















Kelebeğin peşinden gittikleri yer o kadar güzeldi ki bir sürü hayvan
etraftaydı. Çocuklar da bir yerde durup onları izlediler.





















Hava kararmadan piknik alanına gitmek için geri dönmeye karar
verdiler. Ormanın içinden koşarak piknik alanına geri geldiler. Fakat
çocuklar birbirinden ayrılacağı için çok üzülüyordu. Bunun için de
yarın sabah buluşup oynamak için sözleştiler. Ayşe arabalarına binip
eve doğru giderken arkadaşları ona el sallayarak " Yarın görüşürüz Ayşe
" diye bağırıyorlardı.




Ayşe eve geldiğinde hemen kıyafetlerini değiştirip babaannesinin
mutfağındaki şekerlerin yanına gitti. Babaannesi çocuklar için
vereceği şekerleri hep aynı yere koyardı. Bir tane şeker alıp dışarı
çıktı. Bugün yaptığı her şeyi ailesine anlatmaya başladı. Bütün herkes
Ayşe'yi çok dikkatli dinliyordu. Anlatacakları bittikten
sonra Ayşe herkese , iyi geceler,
dedi ve yatmaya gitti.




You've previewed 23 of 35 pages.
To read more:
Click Sign Up (Free)- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(6)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
- DOWNLOAD
- LIKE (6)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
LIKE(6)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!