
Keyifli okumalar dileriz.











Bugün okulun ilk günü ve Zehra Hanım okulun bahçesinde heyecan ve merak içinde kızı Ezgi'yi bekliyordu. Az sonra Ezgi'nin okul binasından çıktığını gördü ve yanına gitti. Ona yaklaşınca Ezgi'de bir tuhaflık olduğunu fark etti. Oysa Ezgi, sabah okula başlayacağı için çok mutlu ve heyecanlıydı.
Rahşan Birsen Şınlatan / Adana
Ziya Gökalp İlkokulu









Zehra Hanım:
- Benim güzel kızımın okuldaki ilk günü nasıl geçti acaba?
Ezgi öfke dolu bakışlarla :
- Artık okula gitmeyeceğim.
Zehra Hanım endişeli bir şekilde okula gitmek istememesinin sebebini sordu.
Ezgi:
- Anne biliyorsun, benim kimlik kartımda adım Ezgi değil, Kezban. Öğretmen tek tek isimlerimizi söyledi, kimlerin geldiğini anlamak için. Sıra bana geldiğinde öğretmen ''Kezban'' deyince sınıfta arkadaşlarım gülüşmeye başladılar. Teneffüste de benimle alay edip bana güldüler. Kezban komik bir isimmiş. Bu durumu öğretmenime de söyleyemedim.









Zehra Hanım:
- Benim güzel kızım gerçekten üzücü bir durum yaşamışsın. Senin isminin neden Kezban olduğunu anlatmalıyım. Babanın ailesinde geçmişten bugüne kadar gelen bir gelenek varmış. Her doğan çocuğa kızsa büyükannesinin, erkekse dedesinin ismi verilirmiş. Bu onların büyüklerine saygı gösterme şekliymiş. bu sebeple senin adın da Büyükannenin adıyla aynı oldu. Biz bu ismi benimseyemediğimiz için sana hep Ezgi dedik.
Ezgi:
- Anne ben Kezban ismini istemiyorum artık.
Zehra Hanım:
Tamam kızım, bu durumu akşam hep birlikte çözmek için konuşalım. Bunu öğretmeninle de konuşmalıyız. Eminim o da sınıftaki bu durum için bir çözüm yolu bulacaktır.










.
Akşam yemeğinden sonra Ezgi, annesi ve babası ile konuşur. Babası da kızının bu durumu yaşamasına üzülmüştü. Ama buldukları çözüm yolu hepsini sevindirmişti.
Babası:
-Yarın ilk işim, kimlik kartına Ezgi ismini ekletmek için başvuru yapmak olacak.
Ezgi anne ve basına güvenerek huzur içinde uyumak için odasına gitti. Rahat ve mutlu bir uyku çekme vaktiydi.







































Zrrrr! Alarmın sesi ile birlikte babasının sesini duydu Ezgi.
Ezgi hemen hazırlandı, babasının hazırladığı tostu afiyetle yedi. Bugün hava yağmurluydu. Ezgi hemen kelebekli şemsiyesini aldı, babasıyla yola çıktılar. Okul yolunda minik bir kedi gördü Ezgi. Gözünü yavru kediden alamıyordu. Biliyordu kedilerin ıslanmayı sevmediğini. Babasının elini bırakıp ağacın altındaki kedinin yanına koşunca minik sarman kedi Ezgi’nin bacağına sürtündü. Çok zayıf ve üstelik hasta gibiydi kedi. Ezgi babasına dönerek:
Babası:
Pınar Kırkulak / Diyarbakır
Gözekaya İlkokulu























Ezgi bir yandan kediyi okşuyor bir yandan da konuşuyordu.
Babası sevgiyle baktı Ezgi’ye. Telefonunu çıkarıp hemen Zehra Hanımı aradı ve durumu ona anlattı. Babasının muzip gülüşünden annesinin kabul ettiğini anlamıştı Ezgi.
Babası:
Okulun kapısına geldiklerinde babası kediyi kucağına aldı ve yeniden eve döndü. Ezgi ise sevinç içinde okul binasına doğru yürüdü. Mutluluk onu öyle gülümsetiyordu ki gözleri pırıl pırıl parlıyordu Ezgi’nin.
Ezgi bütün gün heyecanlıydı.Paydos zili çalınca heyecanla koştu bahçeye.Babası ezgiyi almaya gelmişti.Ezgi sarıldı hemen babasına ve kafasını kaldırıp sordu heyecanla:
-Kediyi ne yaptın babacığım?
-Onu önce veterinere götürdüm, aşılarını yaptırdım.Şimdi evimizde seni bekliyor, dedi babası gülümseyerek.
Demet Sarı / Ordu
Şehit Mitat Eren İlkokulu




Ezgi bunu duyunca çok sevindi. Eve geldiklerinde Ezgi hemen kediyi sevmek istedi. Annesi:
-Önce ellerini yıkıyordun, sanırım bu kez heyecandan unuttun, dedi.
Ezgi koştu banyoya ellerini, yüzünü bir güzel köpük köpük yıkadı. Su onu çok rahatlatmıştı. Babası Ezgi'ye :
-Ezgicim bu minik kedinin bakımı için gerekli sorumlulukları almaya hazır mısın ? diye sordu.
-Evet babacığım, onu çok seveceğim mamasını vereceğim, temizliği ile de ilgileneceğim ama bazen sizden yardım isteyebilirim dedi.



Bu sırada Zehra Hanım:
-Acıkmadınız mı? Hadi yemek yiyelim, dedi ve hep beraber yemek masasına oturdular.
Ezgi kurt gibi acıkmıştı. Annesinin beslenme çantasına koyduğu yiyecekleri yememişti. Onun yerine teneffüste arkadaşları ile oynamayı tercih etmişti. Ezgi'nin hızlı hızlı yemek yediğini gören annesi beslenme çantasındaki yiyecekleri yemediğini anlamıştı. Annesi Ezgi'ye:
























Ezgiciğim biliyor musun, çocuklar büyüme çağında olduğu için beslenmelerini düzenli ve sağlıklı yapmaları gerekir. Oyun zamanında çok enerji harcıyorsun. Kahvaltı yapmak senin gibi büyümekte olan bir çocuk için yetersiz kalabilir. Bu yüzden okulda da beslenme yapmalısın. Biz çantana düzenli olarak sağlıklı yiyecekler ve suyunu koyuyoruz, dedi.
Ezgi annesinin sözlerinden sonra bir de karnından yükselerek gelen sesi duydu:"Guuuuuuuurrrrrrrrrr".
-Sanırım haklısın anneciğim artık buna dikkat edeceğim, dedi gülümseyerek.
Yemekten sonra Ezgi'nin aklına minik kedi geldi. Kedisine bir isim bulmuştu. Ona "Boncuk" adını verdi. Annesine seslendi:
-Anne boncuk yemek yemeyecek mi o da çok hareket ediyor üstelikte büyüyor.



-Tabi ki kızım, onun yemeği ayrı. Sana onun mamasını göstereceğim ve ne kadar vereceğini söyleyeceğim. Bugün ben yaptım bunu ama bundan sonra yemeğe oturmadan onun da mamasını koyup öyle oturursun masaya olur mu? Onun da beslenmeye ihtiyacı var, hastalıktan korunmak ve rahat rahat oynayabilmek için. Sen de aldığın sorumluluğu yerine getirerek her gün ona düzenli olarak mamasını vermeyi hatırlamalısın.


- Tamam anneciğim, sen hiç merak etme İkimizde sağlıklı büyümek için beslenmemize dikkat edeceğiz.
Yemeğini yedikten sonra Ezgi, Boncuk ile oyun oynadı. Sonra da güzelce uykuya daldı.



Ertesi gün Ezgi okula geldiğinde beslenmesini ve annesinin sözlerini hemen hatırladı. Bir güzel yiyeceklerini yedi ve kendini daha enerjik hissetti. Derslerini daha dikkatli dinledi. Beslenmenin onun için ne kadar faydalı olduğunu Ezgi daha iyi anlamıştı.











Ezgi arkadaşı Leyla ile tenefüse çıktı. Bahçeye çıkmadan Leyla kantine girip bir şeyler almak istedi. Ezgi onu beklerken bir de ne görsün! Leyla cips, kola, çikolata almış, yemeye başlamıştı bile.
Ezgi hemen ona :
Leyla: Okuldan çıkınca her gün alıyorum ama bugün canım erken çekti. Zararlı olsa her gün yiyorum bugüne kadar bir şeyler olurdu zaten, diyerek Ezgi’ye de uzattı. Ezgi kafası karışık bir şekilde onun gibi yemeye başladı.
Tuba Aydın / Diyarbakır
Akçoban İlkokulu




Ezgi’nin midesi bozulmuştu, derste birkaç kere lavaboya gitse de iyi görünmüyordu. Bunu fark eden öğretmen Ezgi’yi okulun hemşiresine götürdü ve hemen anne babasını arayıp onlara haber verdi.






Ezgi onları beklerken neden böyle oldu diye düşünüp duruyordu. Anne ve babası Ezgi’yi öyle görünce çok üzüldüler, hemen ne olduğunu sordular. Öğretmeni:

Utanarak bunu itiraf eden Ezgi hem öğretmenini hem anne babasını çok şaşırttı. Öğretmeni:




Babası Ezgi’yi hastanenin acil bölümüne götürdü. Ezgi:
Bunu duyan doktor onu muayene ederken:





Doktorların hastalarla ilgilenmesi, onlara ilaç vermeleri, onları tedavi etmeleri gerektiğini ve herkesin sağlık hakkından faydalanması gerektiğini konuşarak evin yolunu tuttular. Babasıyla ilaçlarını alıp eve döndüler. Annesi ona tarhana çorbası yapmıştı. Mis gibi kokuyordu mutfak. Ezgi çorbasını içtikten sonra ilaçlarını aldı. Annesi öğretmeninin aradığını ve okul müdürüyle görüşerek kantinden zararlı yiyeceklerin kaldırılacağını söyledi. Ezgi ve ailesi buna çok sevinmişti.

Ezgi artık daha dikkatli davranması gerektiğinin farkına vardı. Dinlenmek için odasına geçip mışıl mışıl uyudu.
Ertesi gün Ezgi okula gitmek için hazırlanmaya başladı. Hava çok güzeldi. Arkadaşı Merve’yle beraber teneffüste oyun oynamak için sözleşmişlerdi.


Merve Demirbaşçı / Gaziantep
Vehbi Dai İlkokulu



Okula gittiğinde Merve’nin okulda olmadığını gördü. Bekledi ama Merve gelmemişti. Öğretmenine:
“Öğretmenim Merve’yle sözleşmiştik bugün okula mutlaka gelecekti neden gelmedi biliyor musunuz?” diye sordu.



Öğretmeni de merak içindeydi hemen Merve’nin ailesini aradı. Duyduklarına inanamadı. Merve’nin ailesiyle köylerine gittiklerini ve sene sonuna kadar dönmeyeceklerini öğrendi.




Öğretmen müdüre hanımla görüşmeye karar verdi ve durumu ona anlattı. Merve’nin ailesiyle görüştüler ve ailesini Merve’yi okula göndermeleri gerektiğini anlattılar. Merve’nin ailesini ikna ettiler. Merve’nin eğitim hakkını ellerinden alamazlardı.




Merve iki gün sonra okula döndü ve koşarak Ezgi’ye sarıldı “Okulumu ve arkadaşlarımı bir daha göremeyeceğimi sanmıştım ve çok üzgündüm. Ama şimdi size kavuştum. Çok mutluyum.” Dedi. Ezgi de en yakın arkadaşını tekrar görmekten çok mutlu oldu.
Bu olaydan sonra Ezgi ile Merve’ nin arkadaşlığı daha da pekişti. Okul çıkışında, sınıfa yeni gelen arkadaşları İlyas hakkında konuşuyorlardı.
Ezgi:
Yeşim Çetin / Diyarbakır
Beşyüzevler İlkokulu


Merve:
Ezgi:
Sohbetin burasında ikisi de sessizleşti. Geldiğinden beri sesini pek duyan olmamıştı. Öğretmenleri de onunla ilgileniyor fakat çok da üstüne gitmek istemiyorlardı. Çocuktu sonuçta, zamanla açılırdı.













23 Nisan yaklaşıyordu. Görev dağılımları yapılmıştı. Kimi şiir okuyacak, kimi koroda görev alacaktı. Kimi ront çalışmasına katılacak, kimi de yarışmalara katılacaktı. Çocukların hepsini bir heyecan almıştı. Ayla Öğretmen:











Çocuklar hemen başladılar çizmeye. Her kâğıtta mutlaka balonlar, bayraklar, mutlu çocuklar vardı.













- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors




Ezgi çocuk haklarını deneyimleriyle öğrendi. Siz de öğrenmek ister misiniz? O zaman bu macera tam size göre! Hadi çevir sayfayı!

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $14.39+) -
BUY THIS BOOK
(from $14.39+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!