KİTABA KATKI SAĞLAYANLAR
Yelda KUŞCU KILIÇARSLAN Violeta Karamihaleva
ATANUR YILMAZ GUNEL ALMURADOVA
NURCAN ÇALIŞKAN Vanessa López Trenzano
FİLİZ ŞAHİN
Natalija Spasovski
YAĞMUR YILMAZ
DURALİ TİREN
AHMET FATİH AKBACAK
FİKRET GÜNDOĞDU
FATMA GÜNDOĞDU
YILDIZ MADAK

YELDA KUŞCU KILIÇARSLAN
Bayram yeni bitmişti. Annem ve babam bayramdan sonra, çalışmak zorundaydı. Evde tabletimle yalnız oynamaktan çok sıkılmıştım. Babam :Oğlum dedenle babanannen çok yalnız yanlarında biraz kalmak ister misin ? diye sordu. Oleeeey! dedim. Dedemle babaannem bana masallar anlatırdı.Hemen kabul ettim. Cuma günü yola çıktık. Annem sıkılırsam hemen telefon açabileceğini söyledi. Dedemle babaannem çok mutlu oldular. Akşam yemeğini hep beraber keyifle yedik. Tabletimi de götürmüştüm.Dedeme tablet oyun oynamayı öğretecektim.
AMAN ALLAHIM ! ELEKTRİKLER GİTTİ. OYUN OYNAYAMACAĞIMIZ İÇİN ÇOK ÜZÜLMÜŞTÜM.DEDEMLE BABANNEM GÜLDÜ.
Dedem: "Biz de bir zamanlar çocuktuk ne tablet, ne tv ,ne de doğru düzgün oyuncağımız vardı, ama biz hiç sıkılmazdık" dedi. Nasıl yani hiç oyun oynamaz mıydınız. dedim,Güldüler. Babaannem mumu yakmıştı. Birbirlerine güldüler. Babam yanan mumun karşısında düşen gölgeyle duvarda gösterilere başladı.Dedem bu kurt dedi .Annem bu kez elini kaldırdı babannem tavşan dedi.Gerçekten çok benziyordu. Dedem benim de yapmam için cesaretlendirdi.Onlar kadar başarılı olamasam da çok eğlendiğimi itirAF ETMELİYİ

ATANUR YILMAZ
SABAH ERKENDEN KALKTIK.BAHÇEDE KUŞ SESLERİ EŞLİĞİNDE KAHVALTIMIZI YAPTIK.DEDEM 'ŞU DALI GÖRÜYOR MUSUN YAVRUM' DEDİ.'KUŞ OLAN DALI MI' DEDİM .BABAMLA GÖZGÖZE BAKIP GÜLÜŞTÜLER.İYİCE MERAKLANMAYA BAŞLADIM.DEDEM DALI KIRDI.BABAM :'ESKİDEN ÇUBUK ALTINDAN GEÇME OYUNU OYNARDIK.İKİ KİŞİ ÇUBUKLARIN UCUNDAN TUTAR.DİĞERİ ÇUBUĞA DOKUNMADAN ALTINDAN GEÇERDİDAHA SONRA KADEME KADEME ÇUBUĞUALÇALTARAK OYUNU DAHA ZOR HALE GETİRİRDİK 'DEDİ.HEMEN BAHÇEYE ÇIKIP OYNAMAYA BAŞLADIK .EĞİLMEKTE BİRAZ ZORLANSAM DA ÇOK EĞLENCELİ VAKİT GEÇİRDİK.

YAĞMUR YILMAZ
Dışarda güneş altında çok kalmıştık.Babannem tepside kahveyle bizi karşıladı.Renk renk lokumlar ,çikolatalar vardı.Öyle yorulmuştum ki bu kahve çok iyi geldi.Babannem anneme fincanları yıka buraya getir biz de yüzük oyunu oynayalım .Bakalım torunum bu oyunu sevecek mi dedi.Babannem gözlerinizi kapatın dedi.Sımsıkı kapattım.Yüzüğü fincana sakladı.Annem yüzüğü bulan oldu.Kahkahalarla güldüler.Ben bulamadım .Oyuna dedem ve babam da katıldı.Bugün tabletsiz hiç sıkılmadığım birgün geçirdim .Çok mutluydum.

YILDIZ MADAK
Ertesi gün babamlar memlekete döndüler.Dedem ve babannemle çarşıya gittik.Dedem mahalleye döner dönmez bana yassı aynı büyüklükte ,8-10 taş topla dedi.Ne yapacaktı ki o kadar yassı taşı.?Hiç anlam veremedim .Topladım getirdim.Mahallenin ortasına bu taşları üst üste dizdi.Şimdi arkadaşlarını çağır dedi.Hepimiz dedemin etrafında toplandık.Çocuklar bu oyunun adı dalye iki gruba ayrılın ,topla hangi grup dalyeyi devirirse diğer grup üst üste dizmesini engelleyecek .Hangi grup üst üste dizerse o kazanacak dedi.O kadar eğlenceli bir oyundu ki oynamaya doyamadım.

NURCAN ÇALIŞKAN
Günün yorgunluğuyla mışıl mışıl uyumuşum .Sabah kahvaltıdan sonra dedem elinde uzunca bir iple geldi.Dışarıya çıktık.Arkadaşlarım da ben de o iple ne yapacağını merak ediyorduk.2 gruba ayrıldık.Dedem tebeşirle yere bir çizgi çizdi.Şimdi çocuklar bu halatı 2 grup çekecek .Çizgiyi geçen oyunu kaybeder dedi.Öyle güçlü çekiyordum ki ellerim acı .Yere düşenler ,bir ileri bir geri gidenler ,müthiş keyifli kahkaha dolu bir oyundu.Karşı grup kazandı ama biz çok keyif aldık.Hava kararana kadar ip çekme oyunu oynadık.İyi ki dedemlere gelmişim dedim .Ve inanın tablet aklıma bile gelmedi.

FİLİZ ŞAHİN
Dedem kahvaltıdan sonra elinde torbayla geri döndü.Merakla içinde ne olduğunu sordum.Misket dedi dedem minik minik camdan toplar vardı renkli renkli.Mahallede geniş düz bir alana gittik.Arkadaşlarım etrafımızı sardı.Dedem oyunun kuralını açıkladı.İlk oyuncu misketini ileriye doğru atacak.Diğer oyuncu atılan miskete vurmaya çalışacak en azından yakınına atmaya çalışacak burda amaç misketi vurabilmek dedi.Çok eğlenceli utmalı kazanmalı bir oyundu.Arkadaşlarıma öğretmek için sabırsızlanıyordum.

FİKRET GÜNDOĞDU
Dedem babannemden bir baş örtüsü istedi.Dedem itinayla katladı.Babannemle bakışıp güldüler.Bunda gülünecek ne var ki dedim.Babannem deden sana yeni oyun öğretme peşinde bu oyunun adı körebe .Kör mü olacağız dedim .Kahkahayla güldüler.Tabiki hayır evlat ,senin gözlerini bağlayacağız.arkadaşların halka olacak sen ortada olacaksın.
“Türkü söyler döneriz,
Bilbakalım biz kimiz,
göster bizi körebe”sözlerini söyleyerek ve el çırparak senin etrafında dönecekler.
Sen de kollarını öne doğru uzatarak dokunduğun kişinin başını, yüzünü ve üstünü ellerinle yoklayacaksın. Kim olduğunu anlarsan adını söyleyecek. Eğer tanırsan, dokunduğun kişi ebe olur. Tanıyamazsan, oyun devam eder .Sen bilene kadar dedi.Hemen bir kaç arkadaşımı bahçeye çağırdım.Biz oynarken dedem ve banennem bizi izliyordu.Hiç bu kadar eğleneceğimi düşünmemiştim .Arkadaşlarımla dolu dolu geçen bir günün yorgunluğuyla dedemin bir sonraki sürprizini çok merak ediyordum.

FATMA GÜNDOĞDU
BABANNEM YAVRUM SEN OKKEL OYNADIN MI DEDİ.ben oynamadım ama kızlar oynarken gördüm dedim.Okkel sadece kız oyunu değildir.oynarken tüm kasların çalışır.el göz koordinasyonun artar.Matematik bile vardır o yunun içinde dedi .istersen bahçeye çıkalım oynayalım dedi.hemen dedem yere tebeşirle kareler dikdörtgenler çizdi.1 den 10 a kadar o şekilleri numaralandırdı.yassı bir taş alıp geldi.atılan taş istenilen yere düştüyse ayağın üzerinde sekerek çizgiler basmadan bir sonraki bölüme geçerek taşı dışarı çıkartmadan tamamlamamı söyledi.Oyun çok eğlenceliydi.biraz yorulsam da çok severek oynadım.

DURALİ TİREN
her gün farklı oyunlar oynayarak zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyordum.dedemlerde olmaktan çok mutluydum .dedem o gün bana kitap okudu .kitabın içinden bana bir sürü soru sordu kitabı daha iyi anlamıştım.hadi şimdi biraz da dışarda oynayalım dedi.eline topu aldı sen koş arkadaşlarını çağır dedi.dedem topu havaya arkadaşımın ismini söyleyerek fırlattı.top düşmeden heme yakala dedi.ahmet bir hızla topu tuttu.aferin ahmete ben olsam yakalayamazdım dedim.topu tutunca istop diye bağıacaksın herkes olduğu yerde kıpırdamadan duracak dedi.topu birine atacaksın vurursan o ebe dedi.Oyun çok zeckliydi.benim adım okundu topu tutamadım ama daha fazla oynarsam mutlaka tutacağım.

FATİH AHMET AKBACAK
dedemlerde zaman su gibi akıyordu.hafta sonu annemler gelip beni alacaktı.ama ben hiç gitmek istemiyordum .her gün çok yoruluyor ama çok da eğleniyordum.tabletsiz yaşamam dediğim günler aklıma geldi.meğer ne çok oyun varmış bilgisayar olmadan .arkadaşlarım beni dışarıya çağırdı.dedem hadi oğplum hep mi sen çağıracaksın davete icabet gerek dedi.yeni bir sözcük öğrenmiştim.dışarıya çıktığımda kızlar oğlanlar ip atlıyordu.ahmetle ayşe ipi sallıyor diğerleri sırayla ipten atlıyordu.atlarken hep bir ağızdan şu tekerlemeyi söylüyordu:
“Laleli belkız,
İçeriye gir kız,
İpten çık kız,
Dışarıya çık kız.
Denizde dalga, hoş geldin abla,
Eteğini topla, rahat otur abla,
Etek bluz, İngiliz turist,
Nereden çıktı bu iki kız.”

- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors
TÜM PROJE ORTAĞI ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİLERİMİZE TEŞEKKÜRLERİMİZLE
WE WOULD LIKE TO THANK ALL OUR PROJECT PARTNER TEACHERS AND STUDENTS

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $7.39+) -
BUY THIS BOOK
(from $7.39+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!