İthaf
Bu hikaye, İngilizce öğrenmenin eğlenceli ve sihirli bir yolculuk olduğunu keşfetmek isteyen tüm çocuklara ithaf edilmiştir.





Bir varmış, bir yokmuş… İngilizce öğrenmeyi seven Lydia adında uzun ve sarı saçlı, çok güzel bir kız varmış. Bir gün okuldan dönerken bahçedeki minik bir kuş ona yaklaşmış ve “Gizemli İngilizce Kelimeler Ormanı’na gitmek ister misin?” diye sormuş. Lydia şaşırmış ama heyecanla “Tabii ki!” demiş. Kuş, gözlerini kapatmasını ve “Let’s go!” demesini söylemiş.
Lydia gözlerini açtığında rengârenk çiçeklerle dolu bir ormanda bulmuş kendini. Bir baykuş ona “Hello! My name is Oliver. Welcome to the forest!” demiş. Lydia da “Hello, Oliver! My name is Lydia.” demiş. Ormanda konuşan hayvanlarla karşılaşmak eğlenceliymiş!
Hello! My name is Oliver.
Hello! My name is Lydia.
Oliver, Lydia’ya bir harita uzatmış. Haritada gizemli İngilizce kelimelerin yerleri işaretliymiş. “İlk durağa git!” demiş baykuş. Lydia haritayı takip ederek yola koyulmuş. Lydia, büyük bir çiçeğin yanına gelmiş. Çiçekte “Apple” yazıyormuş. Lydia, “Apple, elma demek!” demiş. Çiçek de ona parlak bir elma hediye etmiş. Lydia gülümseyerek “Thank you!” demiş.

Lydia elmasını alıp yürümeye devam ederken bir kelebek ona doğru uçmuş. Kelebek, “Congratulations, Lydia! Do you want to learn more?” demiş. Lydia, “Yes, please!” demiş.
Birkaç dakika sonra Lydia büyük havuçların olduğu bir bahçeye ulaşmış. Bahçede “Carrot” yazıyormuş. Lydia hemen “Carrot, havuç demek!” demiş ve havuçlar ona selam vermiş.

Hello LYDIA!
Yoluna devam ederken rengarenk çiçeklerin olduğu bir alana gelmiş. Çiçeklerin üstünde “Flower,” “Sun,” ve “Tree” kelimeleri yazıyormuş. Lydia yüksek sesle bu kelimeleri tekrar etmiş ve çiçekler dans etmeye başlamış.
Sun
Tree
Flower
Lydia derin ormanda ilerlerken bir gölet bulmuş. Göletin etrafındaki balıklar, “Fish, fish!” diyerek neşeyle zıplıyormuş. Lydia, “Fish, balık demek!” diyerek balıklara el sallamış.



Lydia, haritasına bakarken “Rainbow Tree”yi görmüş. Gökkuşağı gibi parlayan bir ağaç, onu bekliyormuş. Yanına geldiğinde ağaç, Lydia’yı gülümseyerek karşılamış. Gökkuşağı ağacı, “You did great, Lydia! Say ‘Thank you!’” demiş. Lydia, “Thank you, Rainbow Tree!” demiş. Bu orman ona çok şey öğretmiş ve Lydia artık kelimeleri daha iyi biliyormuş.
Ağaç, Lydia’ya içinde İngilizce kelimeler olan bir defter vermiş. Defterin üstünde “My English Words” yazılıymış. Artık Lydia öğrendiklerini bu deftere yazabilecekmiş.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $5.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $5.59+) - DOWNLOAD
- LIKE (1)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!