


Çocuklarımızın Mart ayında yazmış oldukları masalları...





Merhaba ben atık malzemelerden oluşan bir bebeğim. Nasıl olduğumu merak mı ediyorsunuz? Hemen anlatabilirim size...
Ten çorap,normal çorap ve pamuktan oluştum. Önce bedenimi yaptılar. Sonra içime pamuk doldurup ayaklarımı ve kollarımı yaptılar.Kafamı yapıp onu da pamukla doldurup vücuduma diktiler.Normal çoraptan kıyafetimi dikip ten çoraptan minik minik kesip saçlarımı oluşturdular.Saçlarımın üstüne ponponla güzel bir şapka diktiler.Küçücük bir burnum ve şirin mi şirin gözlerim var. bütün bunların yanında çok tatlı bir emziğim var.

MİNİK BEBEK


Evet, ben böyle tatlı bir bebek oldum. Güzel mi güzel bir sahibim var.Benimle oyunlar oynuyor, birlikte güzel vakit geçiriyoruz. Sahibim gülleri çok sevdiği için benim adımı Gül koymuş. Okuldan geldiği zaman bana o gün okulda neler yaptığını, neler öğrendiğini anlatıyor.
Birlikte oynamayı çok seviyoruz ama en çok sahibim bana kitap okuduğu zaman mutlu oluyorum. Birlikte hayaller kuruyoruz. Uzak diyarlara yolculuk yapıyoruz.
Ben çok mutlu bir bebeğim. Umarım sizin günleriniz de benim günlerim gibi mutluluk içinde geçer.
Hatice Yaren TURAN
Kurtlar İlkokulu - 4/A Sınıfı





Merhaba, ben Kum Saati...
Ülkenin dört bir yanında işinize yararım.Mesala yarışmalarda.... Benim annemin adı Kum, babamın adı ise Saat.Benim ismim annemle babamın isimlerinin karışmasıyla oluşmuştur. Ama benim bir rakibim var, adı da Dijital saat.
Teknoloji geliştikçe o da gelişiyor ve daha çok kullanılıyor. Bu yüzden çok üzülüyorum. Ben üzüldükçeannemle babam da üzülüyor.Keşke teknoloji gelişmeseydi diyorum ama sonra hemen bu düşüncemden vazgeçiyorum.

KUM SAATİ

Yine bir gün kendi kendime ne yapmalıyım diye düşünürken annem yanıma geldi. Üzülme oğlum dedi. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişşsin, insanlar seni asla unutmazlar. Sen onlar için her zaman ilk saat olarak akıllarında kalacaksın....
Her üzüldüğümde annemin sözünü hatırladım. Sonra fark ettim ki saat çeşitleri arttıkça artıyor,değiştikçe değişiyor ama ben hep hatıralarında ve evlerinin baş köşesinde duruyorum. İşte o gün dedim ki anneciğim iyi ki varsın....
Kaan ÇALIŞKAN
Kurtlar İlkokulu-4/A sınıfı





Mert diye bir çocuk varmış. Öğretmeni Ayşe Hanım,çocuklara atık malzemelerden bir oyuncak yapmalarını söylemiş. Çocuklar bu projeyi çok sevmişler.
Mert, zil çalınca koşa koşa eve gelmiş ve hemen annesine öğretmeninin verdiği projeyi söylemiş. Sevinçle oyuncağını ypmaya başlamış. Proje ödevi bitince ortaya minik bir koyun çıkmış.
Sabah olunca Mert koşa koşa okula gitmiş, öğretmenine koyununu göstermiş. Öğretmeni minik koyunu çok beğenmiş ve onu sergimizde sergileyebilir miyiz, diye sormuş.
EN SEVDİĞİM OYUNCAĞIM




Mert, sevinçten havalara uçmuş.'Tabi ki öğretmenim' demiş. Mert'in koyunu sergide yerini almış. Herkes onu çok beğenmiş. onlar beğendikçe Mert'in mutluluğu kat kat artmış.
Sergiden sonra Mert, koyunun alıp eveine dönmüş.Onu odasının en güzel köşesine koymuş. Sen benim en sevdiğim oyuncağım oldun demiş. Güzel rüyalar görmek üzere uykuya dalmış.
Abdulkadir KILIÇ
Kurtlar İlkokulu-4/A Sınıfı




Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde...Sıcak, güneşli bir günde yavru tırtıl Memo,elma ağacının altında gölgeleniyormuş.Sonra elma yemek istemiş. Ağaca tırmanmış ama elmaya ulaşamamış. Memo üzülmüş ve pes etmiş. Tekrar gölgelenmeye karar vermiş.
Gölgelenirken karşısına kendisinden büyük, yaşlı tırtıllar gelmiş. Oturmuş ve onları izlemeye başlamış. Bir anda yaşlı tırtılların ikisi birden kelebek olup uçuvermişler. Memo,üzülmeyi bırakıp birden gülmeye başlamış.
YAVRU TIRTIL MEMO


Kelebeklerin uçup istedikleri gibi eğlendiklerini gören Memo,bir an önce beslenip büyümeye karar vermiş. Yerdeki çürük elmaları yiyerek beslenen Memo gün geçtikçe daha çok büyümüş.
Gittikçe büyüyen Memo, artık ağaca kolaylıkla tırmanıp istediği güzel elmaları yiyebiliyormuş. Kendisi gibi ağaca tırmanamayan yavru tırtılları gören Memo,onların yanına gidip onları elmalara ulaştırmış. Çünkü Memo,artık bir KELEBEK olmuş.
Efkan ÖZEL
Kurtlar İlkokulu-4/A Sınıfı





Bir varmış, bir yokmuş.Bir evin bir kedisi varmış. Bu kedinin adı, Tekir'miş. Tekir çok yaramazmış. Tekir'in sahibinin ismi Tuğçe'ymiş.
Tuğçe, Tekir'i çok seviyormuş. Bir gün Tekir, Tuğçe'nin kolunu ısırmış. Annesi onu hemen hastaneye götürmüş. Doktorlar, Tuğçe'nin kolunu sarmışlar. Annesi istersen kedini barınağa gönderebiliriz demiş. Bunu duyan Tekir çok üzülmüş. Tuğçe, annesinin bu teklifini kabul etmemiş.
YARAMAZLIK YAPAN KEDİ


'Tekir, bir hata yaptı diye onu bırakamam', demiş. Tekir'in gözleri dolmuş.Sahibinin ayaklarının dibine yatıp başını ona sürtmüş.Kendince ona teşekkür etmiş.
Günler günler sonra, Tuğçe okuldan geliyormuş. Tekir bahçede onu bekliyormuş. Tuğçe çok dalgınmış. Gelen arabayı fark edememiş. Arabayı gören Tekir, miyavlayarak Tuğçe'nin önce kendisini,sonra arabayı görmesini sağlamış.Tuğçe büyük bir kazadan kurtulmuş. Tekir,içinden şöyle demiş:' İyilik eden iyilik bulur'
Berna ERTÜRK
Kurtlar İlkokulu-4/A Sınıfı





SELİN'İN OYUNCAĞI


Selin adında bir kız varmış. Selin peluş oyuncakları çok severmiş. Odası peluş oyuncaklarla doluymuş. Bir gün annesine demiş ki:
-Anneciğim, peluş oyuncak almaya gidelim mi?
Annesi:


-Gidelim kızım, demiş. Birlikte oyuncakçıya gitmişler. Selin oyuncaklara bakmış ama bir türlü istediği oyuncağı bulamamış. Annesine üzüntüyle;
-İstediğim oyuncağı bir türlü bulamadım, demiş.
Annesi de ona oyuncağı birliikte yapmayı teklif etmiş. Selin bu fikri çok beğenmiş.
Eve gelmişler. İlk olarak güzelce yemeklerini yiyip hazırlıklara başlamışlar.


Selin annesiyle birlikte heyecanla oyuncağını yapmış. Selin şöyle demiş:
-Anne, ben bu oyuncağımı daha çok sevdim.Diğer oyuncaklarımdan bazılarını oyuncağı olmayan çocuklara verelim, demiş. Annesi bu fikri çok beğenmiş ve Selin'le gurur duymuş.
Selin'in diğer oyuncaklarını çocuklarla paylaşmışlar. Selin yeni oyuncağı ile çok mutlu olmuş.
Melike ÇETİN
Kurtlar İlkokulu-4/B





KAYIP GEMİ
Mehmet Tuna yetenekli, meraklı, becerikli bir çocukmuş. Elindeki malzemelerden harikalar yaratırmış.
Bir gün hazine avı oyununa çıkmış. Hazine gizli bir adadaymış. Elindeki haritayla gizli adada dolaşırken kumların arasında kuru kafalı bir korsan bayrağı görmüş. Kuru kafalı korsan bayrağının Kaptan Demir Pençe'nin gemisi olduğunu biliyormuş.Haritada hazinenin olduğu yer olarak geminin mahzeni görünüyormuş.


Haritada hazinenin olduğu yer olarak geminin mahzeni görünüyormuş. Geminin yakınlarda bir yerde kaybolduğunu anlamış. İzleri takip ederek gemiyi bulmuş. Mahzene girmiş ve hazine sandığını açmış. Sandığı açtığında karşısına bir kitap çıkmış. Üzerinde 'Bir insanın sahip olabileceği en büyük hazine kitaptır.'' yazıyormuş. Kitabı aldığında Mehmet Tuna gülümsüyormuş.


Mehmet Tuna annesinin sesiyle kendine gelmiş. Annesi 'Kahvaltı hazır.' diye ona sesleniyormuş.
Mehmet Tuna gözlerini açtığında bir gün önce annesiyle birlikte yaptığı korsan gemisine sarılarak uyuyakaldığını fark etmiş. Mehmet Tuna artık en büyük hazinenin ne olduğunu biliyormuş.
Mehmet Tuna ERDOĞAN
Kurtlar İlkokulu 4/B Sınıfı





ALMİLA
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde şirin bir köyde yaşayan küçük bir aile varmış. En büyük mutlulukları güzeller güzeli kızları Almila'ymış.
Almila ailesini çok seviyormuş ama kendini yalnız hissediyormuş. Çünkü oyun oynayabileceği ne bir kardeşi ne de arkadaşı varmış. Almila bütün vaktini bahçede meyve ve sebzeleri sulayarak geçiriyormuş. Onlarla konuşarak yalnızlığını unutmaya çalışıyormuş.


Birgün bahçeye geldiğinde meyvelerin arasında yavru bir kedi görmüş. Kedi o kadar tatlıymış ki onu hemen kucağına almış. Kedinin titrediğini görünce onun kaybolduğunu anlamış. Kediye süt verip karnını doyurduktan sonra ailesini aramaya başlamış.
Kediyle birlikte köyde dolaşırken kedi birden kucağından atlamış.ve bir eve doğru miyavlayarak koşmaya başlamış. Evin kapısı açılmış ve Almila yaşlarında güzel bir kız kediye doğru koşmuş. Sevinçle kedisine sarılmış.


Almila onları izlerken hem mutlu olmuş hem de üzülmüş. Küçük kız Almila'nın yanına gelerek ona teşekkür etmiş. Birlikte oynamayı teklif etmiş. Almila o günden sonra kendini hiç yalnız hissetmemiş.
Melise Uysal
Kurtlar İlkokulu 4/B Sınıfı





KURTLA ARKADAŞLIK
Bir gün uzak diyarlarda annesiyle birlikte yaşayan Ece adında bir kız varmış. Bu kız ormanda gezmeyi çok severmiş.
Günlerden bir gün Ece yine ormana gitmiş ama gideceği yolu kaybetmiş. Ormanda korkmaya başlamış. 'Anne, anne!' diye seslenmiş. Akşam olmuş. Orman kurtlarla dolmaya başlamış. Gezerken birden karşısına kocaman bir kurt çıkmış. Kurt, 'Burada ne yapıyorsun küçük kız?'


diye sormuş. Ece 'Ben Ece, ormanda gezerken yolumu kaybettim. Bana yardım eder misin?demiş. Kurt seve seve yardım etmeyi kabul etmiş.
Ece birden annesinin sesini duymuş. 'Anne nerdesin?' diye korkuyla annesine seslenmiş.
Ece'nin çok korktuğunu gören Kurt annesinin sesinin geldiği yere doğru Ece'yi yönlendirmiş. Ece kurda teşekkür ederek annesine doğru koşmuş. Ece annesine sevinçle sarılmış ve o günden sonra ormana haritayla gitmeye karar vermiş.
Yağmur UYSAL
Kurtlar İlkokulu-4/B Sınıfı





UĞUR'UN OYUNCAĞI
Bir salı günü Uğur yine okuldaydı. Uğur'un öğretmeni Azra hanım öğrencilerinden bir oyuncak yapmalarını istedi. Bu oyuncağın atık malzemeler kullanılarak yapılması gerekiyordu. Uğur ne yapacağını düşünürken çıkış zili çaldı.
Uğur eve giderken yol boyunca hangi oyuncağı yapacağını düşündü. Eve geldi. Daha önce hiç dikkat etmediği malzemeleri incelemeye başladı.


İlk olarak bir araba yaptı ama arabayla tek kişi oynayabilirdi. Uğur arkadaşlarıyla birlikte oynayacağı bir oyuncağı olsun istiyordu. Düşündü, düşündü fakat bulamadığı için tam ümitsizliğe kapıldı. Tam dışarı çıkacaktı ki 'Buldum!' diye bağırdı ve futbol sahası yapmaya karar verdi. Önce malzemelerini topladı ve güzel bir futbol sahası yaptı.
Ertesi gün okula getirince öğretmeni ve arkadaşları çok beğendi.Öğretmeni Uğur'u tebrik etti. Uğur ve arkadaşları gün boyunca birlikte neşeyle oynadılar.
Emin Miraç KURT
Kurtlar İlkokulu 4/B Sınıfı



TAVŞAN VE KAPLUMBAĞA
Güzel bir gün ormanda tavşan gezerken arkadaş edinmek istemiş.Yürürken kediye rastlamış. Tavşan;
'Kedi seninle oyun oynayabilir miyim ?'demiş.
Kedi;' Seninle oyun oynayacak vaktim yok.' demiş.
Sonra file rastlamış.'Fil, benimle oyun oynar mısın?'
-Çocuklarıma bakmam lazım, demiş.
Birkaç hayvana daha sormuş ama herkesle alay ettiği için kimse onunla oynamak istemez olmuş. Tavşanı gören kaplumbağa 'Ben seninle oynarım.'demiş.Tavşan bunu duyunca alaycı bir şekilde gülerek 'Sen benimle nasıl oynayacaksın, çok yavaşsın


demiş. Sonra aklına hiç kimsenin oyun uynamadığı gelmiş ve özür dileyip onunla oynamayı kabul etmiş. Çok iyi arkadaş olmuşlar.
Kimseyle dalga geçmemeye karar vermiş. Böylece herkes onun hatasını anladığını fark edip tekrar onunla oynamaya başlamışlar.
Ege CAN
Gülüç Vesile Dikmen İlkokulu - 4 / A sınıfı





SEVİMLİ DOSTLAR
Yemyeşil, güzeller güzeli bir orman varmış. Bu ormanda yaşayan sevimli dört arkadaş varmış.Bunlar;Kedi Pembiş, Kuş Maviş, Geyik Kuki ve Tavşan Zıpzıp'mış.
Bu arkadaşlar birbirlerini çok severlermiş.İçlerinden Geyik Kuki çok yaramazmış.Arkadaşlarına çok kötü davranırmış.Bir gün Pembiş, artık Kuki'yi uyarmanın zamanı geldi demiş.Bize çok kötü davranıyor. O kendince eğleniyor ama bizim canımızı actıyor, demiş. Maviş ve Pembiş, Kuki'yi uyarmaya gitmişler ama Kuki


onları dinlememiş. Kuki,ormanda gezerken bir tuzağa yakalanmış. Acıdan bağırmaya başlamış.Arkadaşları Kuki'nin şaka yaptığını düşünmüş ama ses artınca, arkadaşları sese doğru gitmeye karar vermişler. Kuki'yi tuzaktan kurtarmışlar.
Kuki, arkadaşlarına çok teşekkür edip şimdiye kadar yaptığı tüm kötü davranışlar için arkadaşlarından özür dilemiş.Arkadaşları da onu affetmiş ve bir daha birbirlerini hiç üzmemişler.
Melisa Tanık-Beray ÖZCAN-
Hatice ÇAKIR-Rümeysa UÇAR
Gülüç Vesile Dikmen İlkokulu-4/A Sınıfı





HAYALLERİN ŞEHRİ
Minnoş adında bir tavus kuşu varmış. Minnoş, bir gece rüyasındagökyüzüne doğru uçtuğunu ve bulutların arasındaki Hayaller Şehri'ne gittiğini görür.
Bu şehir, tam da Minnoş'un yaşamak istediği yerdi. Yemyeşil ağaçların arasında kocaman bir göl varmış. Gölün etrafında toplanan kalabalığı görmüş. Ne konuştuklarını öğrenmek için yanlarına gittiğinde Periliçe ona şehrin en yüksek yerinde yaşayan devin sihirli değneğini aldığını söylemiş. Eğer sihirli değneyi geri alamazlarsa dev onun nasıl kullanıldığını öğrendiğinde şehirlerini yok edeceğini


söylemiş.Bunun üzerine Minnoş, onlara yardım etmeye karar vermiş. Hep birlikte devin yaşadığı eve gelmişler. Minnoş , kapıyı çalmış ve rengarenk tüyleriyle devin dikkatini dağıtmış. Gizlice içeri giren Periliçe hemen sihirli değneği alıp devi yok etmiş.
Hep birlikte tekrar ormana gelmişler. Hep birlikte şarkı söyleyip eğlenirken Minnoş, annesinin sesini duymuş. Uyandığında hala gördüğü o güzel şehri düşünüp gülümsüyormuş.
Azra AYDOĞAN
Gülüç Vesile Dikmen İlkokulu-4/A Sınıfı





TİKİ VE PAMUK
Bir varmış,bir yokmuş.Uzak diyarlarda, şirin bir ormanda Tiki adında iyi niyetli bir tilki yaşarmış. Ormanda dolaşmayı ve diğer hayvanlara yardım etmeyi çok severmiş.
Bir gün ormanda dolaşırken çalılıkların arasında bir çıtırtı duymuş. Oraya yaklaştığında bembeyaz tüylü bir tavşanın korkarak saklandığını görmüş. 'benden korkmana gerek yok tavşan kardeş'demiş. Tavşan korku dolu gözlerle bakmaya devam etmiş.Bunun üzerine Tiki onu daha fazla korkutmamak için oradan uzaklaşmış.


Biraz uzaklaştığında acı dolu bir çığlık duymuş. Koşarak geri döndüğünde tavşanın avcının tuzağına yakalandığını görmüş. Hemen yanına gidip avcı gelmeden onu tuzaktan kurtarmış. Tavşan, tilkinin iyi biri olduğuna artık inanmış.
'Biraz önceki kaba davranışım için özür dilerim.Çok korkmuştum. Benim adım Pamuk.' demiş. Tilki de' Benim adım da Tiki'demiş. O günden sonra Tiki ve Pamukbirbirleriyle dost olmuş ve hiç ayrılmamışlar.
Sümeyye ÇAKIR - Aleyna ERDAĞ
Gülüç Vesile Dikmen İlkokulu - 4/A Sınıfı





PROFESÖR YARDIMCISI ROBOT
Bir varmış,bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde bir robot varmış. Bu robotun ismi Robi imiş.Robi eskidiği için onu çöpe atmışlar. Profesör çöpün yanından geçerken Robi'yi görmüş ve hemen onu atölyesine getirmiş.
Profesör, Robi'yi üç ayda yepyeni bir hale getirmiş. Ona çok özel programlar yüklemiş ve bu sayede Profesörün yardımcısı olmuş. Profesör, Robi'yi bulduğu için çok seviniyormuş. Çünkü hem ona yardım ediyormuş hem de ona arkadaşlık ediyormuş.Profesörün doğum günü yaklaşıyormuş ama çocuklarının doğum gününü bilmedikleri için gelmeyeceklerini düşünüp üzülüyormuş.


Robi, profesörün çocuklarına mektup yazıp babalarının doğum günü olduğunu haber vermiş. Çocuklarının hepsi toplanıp gelmeye karar vermişler. Kapının çalındığını duyan Profesör ,çocuklarını karşısında görünce çok sevinmiş. Hep birlikte doğum gününü kutlamışlar. Küçük oğlu babasına 'Ben de profesör oldum.' demiş.Babası çok mutlu olmuş.Bir daha bu kadar uzun süre ayrı kalmamaya söz vermişler.
Profesör, Robi'ye dönüp 'Seni bulduğum için çok şanslıyım,' Sen benim en iyi dostumsun.' demiş.
Tarık Efe SEMİZ - Hamza Yılmaz AKBAŞ - Reşat ERDOĞAN
Gülüç Vesile Dİkmen İlkokulu - 4 / A Sınıfı





ASTRONOT ÇOCUK
Bir zamanlar astronot olmak isteyen bir çocuk varmış.Adı, Kaan'mış. Kaan ; akıllı, hareketli bir çocukmuş.En sevdiği şeyler,spor yapmak, lego yapmakmış. Yeni oyunlar bulabiliyormuş.Okulda çok başarılı bir çocukmuş.Öğretmeni onunla gurur duyuyormuş.
Yıllar yıllar geçmiş ve Kaan büyümüş. Derslerinde çok başarılı olmuş.Üniversitede birinci olmuş.Astronot olmuş ve hayali gerçek olmuş. Artık roketi varmış.


Meteorların üzerine çıkıp üzerindeki boşlukların içine bakıp gördüklerine çok şaşırırmış. Bu merakı sayesinde yeni keşifler yapmış ve Kaan, Türkiye'de çok ünlü bir astronot olmuş. Öğretmenleri ve ailesi onunla gurur duymuşlar.
Kaan İNCEAYAN
Erdemir İlkokulu- 1/A Sınıfı


- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors
2019

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $15.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $15.99+) - DOWNLOAD
- LIKE (1)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- REMIX
- Report
-
BUY
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!