''Bir Varmış Bir Yokmuş'' eTwinning Projesi
Kasım Ayı Ortak Masalımız


Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken pireler berber iken ben bağda üzüm bekler, derede odun yükler iken bir varmış bir yokmuş
Masalın yalanı mı olurmuş? O yalan bu yalan, fili yuttu bir yılan…Bu da mı yalan? Derken sabahleyin erken, keçiler koyunları tıraş ederken, tahta kurusu saz çalar, sıçan cirit atar iken çıkmış bir kocakarı ortaya. En sonunda açmış ağzını yummuş gözünü. Bir laf etmiş, bir laf etmiş.
Bakalım ne laflar etmiş...
Günler günler öncesi derin nefes alınca ciğerlere dolan havanın temizliğinden baş döndüren, dallarına sincapların tırmandığı göklere kadar yükselen çamlalar, garip dağ çiçeklerinin her yeri sardığı sayısız sevimli hayvanın bir arada yaşadığı orman ülkesinde yaşayan bir sevimli bir fare varmış.
Küçük sevimli fare orman ülkesinde gezmeyi özellikle çamların dallarına tırmanmayı çok severmiş. Sincaplar onu her gün ağaçlarının dallarında görüyormuş. Bazen de fareyi neredeyse ezecek olan hayvanlar olurmuş. Mesela geyik ormanda koşuya çıktığı için fare ondan uzak durmak zorunda kalıyormuş Farenin en yakın arkadaşı ise sincapmış. Arkadaş olmalarının sebebi sincabın da onun gibi küçük olmasıymış. Fil gibi büyük hayvanlarla arkadaşlık etmeyi sevmezmiş çünkü minik olduğu için arkadaşı onu bir türlü bulamaz evine davet etmek istese edemezmiş. Bu sebeple tam ona uygun bir arkadaşmış sincap Günlerden bir gün sincap farenin evine girmiş.








Sincap ve fare ormanda oynarken minik bir ağaç kovuğu bulmuşlar. Bu ağaç kovuğu bundan sonra sincap ve farenin oyun alanıymış. Sincap ve fare neredeyse bütün gün bu ağaç kovuğunda oyun oynayarak zamanlarını geçirirlermiş. Bu iki arkadaş arkadaşlıklarının simgesi olarak oynadıkları yerin yanına minik bir elma ağacı dikmişler. Bu ağaca gözleri gibi bakarlarmış. Oynadıkları ağaç kovuğunda iki tane kurtçuğun kavga ettiğini görmüşler. Koşarak yanlarına gitmişler. Bir kurtçuk diğerine “Evimi yedin, evimi yedin.” diye bağırıyormuş. Fare kurtçuğa “Ağlama sana başka bir ev bulalım.” demiş. Onu sincap ile büyüttüğü elma ağacının yaprağına götürmüş.
Günlerden bir gün fare ile sincap dolaşırken önlerinde iplere dolanmış bir geyik görmüşler. Geyik can çekişiyormuş. Hemen fare sincaba ”Çabuk, yardım edelim!” demiş. Geyiğin yanına gelip ipleri kemirmişler ve geyiği kurtarmışlar. Geyik:” Çok ama çok teşekkür ederim hayatımı kurtardınız.”demiş.Fare ile sincap:”Ne demek görevimiz demiş. Kendine iyi bak ve dikkatli ol görüşürüz!”demişler.Fare ile sincap evlerinin yolunu tutmuşlar. Fare demiş ki:”Ne maceraydı ama dostum!” Sincap :”Evet, birinin hayatını kurtardık.”demiş.
Fare evinde otururken birden yağmur başlamış fare ayağa kalkmış ve evinin penceresinden bakmış ve oda ne fare dışarıda bir akbaba görmüş . akbaba yaralıymış ilk önce fare akbabanın yanına gitmekten korkmuş sonra kapıyı açmış ve demiş ki ‘’Akbaba kardeş iyi misin?’’ Akbaba sert bir tavırla demiş ki: ’’Sence iyiye benziyor muyum? ’’
Fare gidip sincabı çağırmış hemen eşyalarını alıp farenin yanına gelmiş. Fareyle hemen arka bahçeye gidip akbabanın kanadına bakmışlar köstebek demiş ki ‘’maalesef senin kanadın biraz fazla hasar almış’’ akbabanın kanadını alçıya almışlar sonra akbaba hepsine teşekkür etmiş fare ve sincap akbabayı muhteşem üçlü takımına almak istemiş ve akbabaya sormuşlar akbaba da elbette sizin grubunuza girmek isterim demiş sincap da demiş ki peki bu olay benim başıma gelseydi bana yardım eder miydiniz? fare elbette yardım ederiz ne de olsa hepimiz hayvanız demiş.
Derken yavaş yavaş akşam olmaya başlamış.Fare ve sincabın karnı zil çalıyormuş.Fare demiş ki “Akbabacım sen burada dinlen; Biz sincapla beraber yemek aramaya çıkıyoruz.Akşam hep beraber güzel bir ziyafet çekelim.”demiş .Sincapla fare beraber ormana yemek bulmaya çıkmışlar.Sonra sincap ağacın tepesinde fındık ,fare ise meyve sebze toplamış.Biraz daha ilerledikten sonra ormandaki diğer bazı hayvan dostların akşam eğlencesi düzenlediklerini görmüşler.Fare ve sincaba “Haydi sizde bize katılın “diye seslenmişler.Fare çok isterdik ama akbaba dostumuz evde rahatsız..Bu nedenle bizim eve dönüp onlarla akşam yemeği yememiz gerekiyor.Size iyi eğlenceler.”demiş. Çünkü bahçelerinde onları bekleyen ve sorumlu oldukları bir akbaba varmış. Sonra buldukları yemeklerle eve dönüşe geçmişler.



Sincap ve Fare eve gelmişler. Akbaba sormuş "Yemek olarak ne getirdiniz?" Sincap ve Fare "Fındık" demiş. Akbaba "Harika" demiş. Fare, sincap ve akbaba fındığı bölüşerek yemişler. Sonra Sincap yatmış. Kapıyı birileri çalmış. Fare kapıyı açmış ve bakmış gelen sincabın çağırdığı arkadaşlarıymış. Demişler ki Fare." Sincap bizi çağırmıştı da." Fare koşa koşa sincabı uyandırmaya gitmiş. Sincap demiş ki:" Ne oldu" Fare?"
''Yemeğe arkadaşlarını çağırmışsın ama yemek yok." demiş. Sincap ve Fare koşa koşa yemek aramak için ormana gitmişler. Fakat sonra yağmur yağmaya başlamış .Sincap ve Fare yine de yemek bulmuşlar. Ama ıslanınca rahatsızlanmışlar.





Islandıkları için birden paniğe kapılmışlar ama yine de oyalanmamak için hemen eve koşmuşlar eve geldiklerinde hemen soluklanıp sincabın arkadaşlarına yemek servis etmişler sincabın arkadaşları yemeği çok beğenmiş en sonunda biraz sohbet ettikten sonra gitmişler Fare çok mutlu olmuş çünkü sincabın arkadaşları hiç sevmemiş bunun sebebi sincapın arkadaşlarının çok kaba konuşmasıymış en sonunda fare ve sincap biraz film izlemek istemiş. Film izlerken sincap cips yemek istiyormuş fare ise patlamış .en sonunda anlaşıp ikisini de yemeye başlamışlar ancak biraz fazla yedikleri için birden karınları ağrımaya başlamış ve dayanamayıp doktor yarasaya gitmişler.
Doktor Yarasa’ya gitmişler ve doktor Yarasa onları muayene etmiş. Doktor Yarasa Sincap ve Fare’ye “Durumunuz kötü, bu yemeklerİ size kim önerdi? ”demiş.Fare hemen şöyle demiş.”Ben patlamış mısır yemeyi önerdim, sincap ise cips yememizi önerdi”demiş Doktor Yarasa da “İkisini de mi yediniz” demiş. Fare çekinerek “Evet” demiş .İkisi de utanıyormuş. Doktor Yarasa bir daha böyle şeyler yememelerini söylemiş.Fare ve Sincap ise söz vermiş.Eve gitmişler ve “Muhteşem üçlü takımı birbirine sağlıklı beslenecekleri için söz vermişler. Artık evlerine cips, patlamış mısır gibi yiyecekleri almayacaklarına da söz vermişler.


SPOR EVİ



Artık evlerine hep meyve, sebze ve sağlıklı besinler alıyorlarmış. Bundan birkaç hafta sonra ikisi de birlikte bir spor kursuna gitmeye karar vermişler ama hiç bir yer bulamamışlar. Sincap demiş ki’ mademki spor kursu yok, o zaman kendi spor kursumuzu açarız. ‘ Fare de bu sözüne katılmış. Birlikte spor mağazasına gidip gerekli malzemeleri almışlar. Sincap ve Fare bu malzemelerle her gün çok çalışmışlar. Sonunda o gün gelmiş çatmış kendi spor kurslarını açacaklarmış ama kendilerine ilk önce bir kurs için satılık bir ev almışlar evi de kursa dönüştürmüş ler ve ismini de spor evi koymuşlar Aradan birkaç gün geçince herkes kursa gitmeye başlamış fare ve Sincap buna çok sevinmişler.

Okula düzenli gelmen gerekir Sincap.

Fare ve sincap artık sağlık üzerindeki sorumluluklarının hepsini yerine getiriyorlarmış bir gün fare ve sincap okula başlamışlar. Her gün düzenli olarak okula gidiyor ödevlerini yapıyorlarmış ama bir süre sonra sincap fareye okula gitmek istemediğini söylemiş ve ödevlerini de yapmıyormuş sınıf öğretmenleri Bay Bilgin bu yaptığının doğru olmadığını okul üzerindeki sorumluluklarımızı yerine getirmemiz gerektiğini söylemiş sincap öğretmenin bu dediklerini düşünmüş ve yaptığının doğru olmadığını farkına varmış.




Bu arada fare aile büyüklerine çok düşkünmüş. Hafta sonları fare dedesine gidiyormuş. Dedesi çok bilgili biriymiş seyahat etmeyi çok severmiş. Torununa Güney Amerika’dan Afrika’ya yaşadığı tüm maceraları anlatmayı çok severmiş. O hafta sonu fare dedesine yalnız değil arkadaşları sincapla gitmeye karar vermiş. Dede onların gelişine çok sevinmiş hemen çocuklara bir şeyler ikram etmek istemiş ama her zaman olduğu gibi fare bu defa da ilk önce dedesine yardım etmeye karar vermiş. Arkadaşı sincapla dedenin evini güzelce toplamışlar gerekli olan işleri yaptıktan sonra dedenin yemek hazırlamasına yardım etmişler. Birlikte akşam yemeği yemişler fare de sincap da çok güzel bir gün geçirmişler dede çok mutluymuş böyle iyi kalpli ve yardımsever bir torun olduğu için gurur duyuyormuş.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(3)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $7.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $7.99+) - DOWNLOAD
- LIKE (3)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(3)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!