Bu kitap "HİKAYEMİZİ TANIŞTIRALIM" e Twinning projesi öğretmenleri tarafından hazırlanmıştır.
ZEYNEP AKKURT
FADİME DAĞCI
EDA AKÇELİK
AYFER TERLEMEZ
NURDAN YURT
SEBAHAT CEBECİOĞLU
MEHTAP KOÇ
YASEMİN KURU
GÜLDEN BARIŞ
DİLEK ATMALI ŞENGÜL

YÖRESEL HİKAYELERİMİZ
1. KONYALI NAZİFE NİNE - FADİME DAĞCI / KONYA
2. EZO KIZ İLE KAHRAMAN KAMİL - YASEMİN KURU / GAZİANTEP
3. FETHİ AMCA'NIN BÜYÜK AİLESİ - EDA AKÇELİK / ELAZIĞ
4. GÖL KÖYÜ HALKI - GÜLDEN BARIŞ / ELAZIĞ
5. ENGELSİZ SEVGİ - DİLEK ATMALI ŞENGÜL / KARABÜK
6. EFE'NİN KÖY TATİLİ - AYFER TERLEMEZ / KONYA
7.İYİLİKSEVER YASEMİN -SEBAHAT CEBECİOĞLU/KAYSERİ
8.KAHRAMAN KADINLARIMIZ- ZEYNEP AKKURT/ KONYA
9. KÖYDE DÜĞÜN VAR - NURDAN YURT GERMENCİK /AYDIN


KONYALI NAZİFE NİNE


Bir zamanlar Konya'nın bir köyünde Nazife nine, kızı Leyla ve oğlu necati ile birlikte yaşarmış.
Nazife ninenin bilge bir kişiliği varmış. Kimin bir sıkıntısı olsa önce Nazife nineye varırmış.
Necati çobanlık yaparak annesi ve kardeşine bakarmış.



Çoban Necati çocukluğunda ağaçtan düşüp yüzünü yaralamış. Yarasını saklasın diyede hep maske takarmış.
Bir gün necati kırlarda
çobanlık yaparken
ağlayan birinin sesini duymuş, yanına gitmiş.
-Söyle kimsin neden ağlıyorsun ?

















-Adım ; Murat.
Karşı köydenim.
Kardeşim menekşe cok hasta. Nazife nineyi aramaya geldim. Hastalığın çaresini o bilir dediler
-Nazife nine dediğin, benim anam olur. Gel beraber gidelim.




Eve vardıklarında Nazife nine kapıyı açmış. Oğlu Necati ve misafirini içeri buyur etmiş.
Leyla sofrayı kurmuş, beraber yemek yemişler.


Yemekten sonra karşı köye beraber gitmişler.
Murat olan biteni bir bir anlatmış.
Sohbet ederek varmışlar, Menekşenin yanına..


Menekşe nazife nineyi görünce çok sevinir.
Nazife nine Murat' a dönüp:
-Terhun adında bir bitki gerek ama zordur bu bitkiyi bulmak.
Murat hiç dururmu çıkmış yola..



Murat çıkmış kırlara..
Çok aramış ve en sonunda bulup gelmiş terhun otunu.. Nazife nine ilacı hazırlamış menekşe iyileşmiş. Böylece bilge nene şifalı ilacı ile menekşeyi iyileştirip yardımlaşmanın ve iyiliğin önemini göstermiş.


YASEMİN KURU ALPARSLAN İLKOKULU 3-D SINIFI ÖĞRENCİLERİ
TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR.
EZO KIZ
İLE
KAHRAMAN KAMİL






Bir zamanlar Gaziantep Barak Köyü' nde Ayşe Hatun Ezo isminde güzel bir kız dünyaya getirdi.Ezo her geçen gün büyüyor, büyürkende Hatice ninesinin masallarını dinliyordu.
Ezo köyde annesi ile birlikte tarlaya gider ona yardım ederdi.Tarlada çalışmak annesine yardım etmek onu çok mutlu ederdi.
Ezo tarladan döndükten sonra ninesinin dizine yatar ondan masallar dinlerdi.masal bittikten sonra köy meydanında ablası emine ile birlikte Kamil ile oynardı.
Kamil çok cesur ve yardımsever bir çocuktu.Köyde herkes ona kahraman kamil derdi.Köyde birde ökkeş vardı .Ökkeş köydeki çocukların en yaramazıydı ,sürekli kötü şakalar yapar ,çocukları korkuturdu.
Ezo kız tarlaya gitmek için yola çıktı.Ökkeş Ezo ya şaka yapmak için köpekleri ile onun arkasından gitti.Köpekleri gören Ezo çok korktu ve imdaaat... diyerek kaçmaya başladı.


sesleri duyan Kamil Ezo 'nun yardımına koştu .köpekleri oradan kovalayarak Ezo 'yu kurtardı.Ezo kaçarken yere düşmüş ayağı yaralanmıştı.Kamil Ezo 'yu kaldırıp ayağına mendilini sardı ve onu köye götürdü.




Köye geldiklerinde Ökkeş Ezo 'nun halini görünce yaptığı davranışın ne kadar yanlış olduğunu anladı.Ezo 'nun yanına giderek ondan özür diledi.


Ezo köy halkına Kamil in onu nasıl kurtardığını anlattı.Kamil bir kez daha kahraman ilan edildi.Ökkeş ise o günden sonra bir daha asla kimseye zarar verecek şakalar yapmadı.











FETHİ AMCA'NIN BÜYÜK AİLESİ
EDA AKÇELİK
HARPUT ANAOKULU
Fethi amca Harput kalesi eteklerinde bir köyde eşi Ayşe ve Ahmet isimli bebekleriyle birlikte yaşarmış.



Fethi amca geçimini odunculuk ve çiftçilik yaparak sağlar, Ayşe teyze de o odun toplamaya gittiği zamanlarda bahçede bulunan sebzelerin bakımını yaparak yardım edermiş.



Fethi amca ve Ayşe teyze işlerden dolayı çok fazla yorulur ve yeni doğmuş olan bebekleriyle fazla zaman geçiremediklerinden hep üzgünlermiş.


Gel zaman git zaman bu böyle devam etmiş. Bir gün Fethi amca odun toplamış ve eve döndüğünde bir de ne görsün uzun yıllar önce köyden ayrılan kız kardeşi Zeynep ve yeğenleri Gülcan ve Ayben’in evlerine geldiğini görmüş ve çok sevinmiş.




Hep birlikte o akşam oturup güzel bir yemek yemişler. Zeynep Hala artık köye yerleşeceğini Fethi amcaya söylemiş. Fethi amcada bu durumdan çok memnun olacağını zaten işlerin çok fazla olduğunu söyleyerek köyde bizim evde kalın hem bize de yardım edersiniz beraberce geçinir gideriz demiş. Zeynep hala da kabul etmiş.






Fethi amca odun toplamak için evden ayrıldığında Zeynep hala ve kızları Gülcan ve Ayben Ayşe teyzeye yardım ediyorlarmış.




Fethi amca çok büyük bir aile olmuş ve mutlu bir hayat yaşamışlar.






GÖL KÖYÜ HALKI





GÜLDEN BARIŞ
HARPUT ANAOKULU/ELAZIĞ


Eski zamanlarda Hazar Gölü yakınlarında bir köy varmış. Bu köyde Havva Nene, oğlu Mehmet ve gelini Hanife ile yaşarmış. Fidan Ana ve ikiz kızları Ayşe ile Fatma onların kapı komşularıymış. Köy muhtarının karısı Güllü Bacı ve kızı Belkıs da aynı köyde yaşarmış.







Fidan Ananın kızı Fatma çok iyi kalpli, yardımsever bir kızmış. Annesine köy işlerinde yardım eder, hayvanları otlatır kalan zamanında da yün eğirirmiş. İkiz kardeşi Ayşe ise hiç iş yapmayı sevmez, arkadaşı Belkıs ile sürekli gezermiş. Fidan Ana, Ayşe’nin bu tavrına çok üzülürmüş. Kaç defa “Kızım sen de kardeşin Fatma ile el ele baş başa versen de işlerimiz hafiflese” dese de Ayşe hiç umursamazmış.



Havva Nenenin oğlu Mehmet ve gelini Hanife köyde değirmende çalışırmış. Bütün köyün ununu, bulgurunu değirmende öğütürlermiş.


Bir gün Fidan Ana, kızı Fatma ve Güllü Bacı değirmene un öğütmeye gitmişler. Fidan Ana ,un çuvallarını taşımaktan çok yorgun düşmüş. Onun o halini gören Havva nene biraz oturup dinlenmesini söylemiş. Hanife gelin de ona bir bardak su getirmiş. Fidan Ana , Hanife geline çok teşekkür etmiş, “Su verenlerin çok olsun” demiş. Biraz dinlendikten sonra un çuvallarını alarak evlerinin yolunu tutmuşlar.








Akşam olunca Fatma değirmende olanları kardeşi Ayşe’ye anlatmış. Durumu öğrenen Ayşe annesine çok üzülmüş. Kardeşi Fatma ile el ele baş başa verip annesine yardım etmeye karar vermişler.


Ayşe arkadaşı Belkıs’ a artık annesine ve kardeşine yardım edeceğini anlatmış. Ayşe olmayınca Belkıs’ın canı çok sıkılmaya başlamış. Bir gün Güllü Bacı bahçede sebze ve meyvelerle ilgilenirken Belkıs , annesini izlemeye başlamış. Belkıs çileği çok sevdiği için annesine bahçeye çilek ekmek istediğini söylemiş.




Güllü Bacı kızının isteğini yerine getirmiş. Ektikleri çilekler o kadar güzel ve kıpkırmızı olmuş ki her gören ekmek için Güllü Bacıdan çilek istemeye başlamış. Köyde artık herkes bahçesinde çilek ekmeye başlamış.






O yıl çilekten çok iyi verim elde etmişler. Elde ettikleri gelirle köye bir çeşme yaptırarak adını çilekli çeşme koymuşlar. Yoldan geçenler bu güzel hoş kokulu berrak sudan içip çeşmeyi yaptıranlara dua etmişler.
ÇİLEKLİ ÇEŞME

ENGELSİZ SEVGİ
SAFRAN ÇİÇEĞİ ANAOKULU 5F SINIFI TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR.
DİLEK ATMALI ŞENGÜL
Mehmet, Mahmut ve Ömer Emre çok iyi arkadaşlardı sık sık bir araya gelip okullarının karşısında bulunan parkta buluşuyorlardı. Okullarının karşısındaki parkta rengarenk kaydırak ve salıncaklar vardı üçü de salıncakta sallanmayı çok seviyordu, okulları tatil olunca görüşmeye devam edebilmek için sık sık bir araya gelip gezi düzenlediler.






O gün parka tekerlekli sandalyede bir çocuk geldi çok dikkatlerini çekti çünkü çocuk parkta hiçbir şeye binememişti sadece onları izleyerek eğleniyordu bu duruma çok üzülen üç arkadaş o çocukla gidip konuştular adının Ayşe olduğunu öğrendiler 3 arkadaş Ayşe için bir şeyler yapmaya karar verdi.






Ertesi gün Safranbolu Çikolata Müzesini gezmek için arkadaşları Elif ile bir araya geldiler. Çikolata Müzesindeki çikolatadan yapılmış küçücük evler onları çok şaşırttı. Mahmut 'Keşke Ayşe'de buraya gelebilseydi.' dedi ve Elif'e Ayşe’yi anlattılar




Çikolata müzesinde sıcak çikolatalarını içerken Elif’te; arkadaşları Deniz’in annesinin mühendis olduğunu kendilerine yardımcı olabileceğini söyledi.












Sonraki hafta cam terasta buluştular heyecanla çizimlerini tamamladılar Deniz'in annesine verdiler 'Büyük büyük amcalarla görüşeceğiz ve arkadaşınız için elimden geleni yapacağım.' dedi.









Eski çarşı yakınlarındaki okullarının karşısındaki parkta ellerinde bir demet safran çiçeği ile Ayşe’yi karşıladılar. Her cumartesi saat 13:00’ da güneş alsın diye annesi Ayşe’yi hep parka getirirdi. Cuma gününden her şey tamamdı o gün kimse heyecandan uyuyamadı aynı saatte parkta buluşan çocuklar Ayşe’nin gelmesiyle daha da mutlu oldular Ayşe parktaki tekerlekli sandalye ile binilebilir olan salıncağı görünce çok şaşırdı, annesinin de yardımıyla salıncağa Ayşe’yi bindirdiler. Ayşe de eğlenmeye başladı, bütün çocuklar çok mutlu oldu.








EFE'NİN KÖY TATİLİ
Ayfer TERLEMEZ


Efe yaz tatilini geçirmek için köydeki babaannesinin yanına gitti. Babaannesi Efe geldiği için çok mutlu oldu. Babaannesi onu kucaklayarak karşıladı. Efe'de babaannesinin elini öptü. Birlikte babaannesinin hazırladığı köy kahvaltısını yemek için eve gittiler.



Efe pencereden baktığında dışarda oynayan çocukları gördü. Hemen koşarak yanlarına gitti.
"Ben de sizinle oynayabilir miyim?" diye sordu. Ayşe, Sultan ve Ahmet hemen Efe'yi oyunlarına aldılar.




Efe ve arkadaşları günler geçtikçe çok iyi arkadaş oldular. Her gün birlikte farklı oyunlar oynadılar. Efe; dokuz kiremit, misket, topaç, yağ satarım, beş taş, çelik çomak ve bir sürü oyunu ilk defa burada oynadı ve çok eğlendi.





Efe'nin geri dönme zamanı gelmişti. Efe köyden gitmeyi hiç istemiyordu. Gideceği için çok üzülüyordu. Babaannesi : "Üzülme Efe her tatilde buraya gelebilirsin" dedi. Efe arkadaşları ile vedalaştı. Çok güzel dostlar edinmişti. Bir dahaki tatili sabırsızlıkla bekleyecekti. SON

Mehtap KOÇ

Eslem, Eymen, Gülten, Azra ve Mustafa adında beş arkadaş Konyayı gezmeye karar vermişler. İlk olarak hep birlikte mevlana türbesini ziyaret etmişler.

Oradan Beyşehire geçip gölde güzel bir tekne turu yapmışlar.

Gezerken çok acıktıklarını farketmişler. Çumradan tandır ekmeği alıp arasına küflü peynir koyarak afiyetle yemişler.

80 Binde Devr-i Alem Parkında gidip doyasıya eğlenmişler.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $16.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $16.59+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!