


Günlerden bir gün küçük bir kasabada yaşayan Ali ve ailesi hayvanat bahçesine gitmeye karar verdi. Ali buna çok sevindi ve gece heyecandan uyuyamadı. Ertesi gün yola çıktıklarında ilkbahar mevsiminin güzelliğiyle her yer renk renk çiçeklerle doluydu. Ali ''Babaa dur!!'' diyerek babasını durdurdu. Yoldaki papatyalardan topladı ve annesi için bir taç ve buket yaptı. Yaptıklarını annesine verdi. Annesi aldığı hediyeler için çok mutlu oldu. Yola devam ettiler. Hayvanat bahçesine geldiklerinde ise Ali heyecandan havalara uçuyordu. Ali annesine ve babasına;
-İlk önce papağan, kurt, tavşan ve ayı görmek istiyorum, dedi.



Annesi ve babası Ali'nin bu isteğini kabul ettiler ve hayvanların bulundukları kafeslere doğru yöneldiler. Ali ilk olarak ayı ve kurdu gördü. Kurdun dişleri o kadar sivri, ayının pençeleri de o kadar keskindi ki Ali bir an onlardan korkup uzaklaştı.
Ardından tavşanın yanına yaklaştı. Tavşan, kurt ve ayının aksine minik ve pamuk gibi tüylere sahipti. Ali onu severken sanki bir tüy yumağına sarılır gibiydi. Sevimli tavşanı besledikten sonra papağanın yanına gittiler. Papağan Ali'nin söylediği kelimeleri tekrar ettiğinde Ali çok şaşırdı ve onu evine götürüp beslemek bile istedi.





Başka hayvanları da ziyaret ettikten sonra Ali hayvanların kendi doğal ortamlarında yaşamadıklarını ve kafeste özgürlüklerinden uzak olduklarını düşünüp üzülmüş. Bunu çözmek için aklına bir fikir gelmiş.
Hayvanat bahçesinde Ali zamanın nasıl aktığını anlamadı. İlk defa geldiği hayvanat bahçesinde, gördüğü hayvanların doğal ortamlarında yaşamadıklarını ve kafeste özgürlüklerinden uzakta olduklarını düşündü ve çok üzüldü. Bunu çözmek için aklına bir fikir geldi ve fikri uygulamaya koydular.




Hayvanat bahçesinin sahiplerinden izin aldılar ve hayvanların hepsini çok büyük bir ormanda yaşamaları için oraya götürdüler. Hayvanlar ormanda anne babalarını buldular. Çok mutlu oldular, bütün hayvanlar Ali'ye teşekkür etti. Ali de çok mutlu oldu. Şimdiye kadar hayvanat bahçesinde ailelerinden ayrı yaşamak zorunda kalan tüm hayvanlar ailelerine kavuştukları için çok sevindi.




Olayların ardından Ali bir çok mektup almaya başladı. Hayvanların hapsedilmemesi ve özgür yaşaması çok güzel fakat biz onları görmek ve onlarla tanışmak istiyoruz, diyen çocuklardan alıyordu bu mektupları . Ali mektuplara karşılık vermeye başladı. Mektuplarında ''Merak etmeyin, ormanlara ziyaret için geziler planlıyoruz, güvenlik önlemlerini alarak yapacağız bu gezileri.'' şeklinde cevap yazdı.
Bir başka mektupta da evlerinde kedi köpek gibi evcil hayvanlar besleyebileceklerini yazdı çocuklara. Hayvan hakları konusunda bilgilendirme yazıları da yazdı. Gelen bir başka mektup Ali'yi çok şaşırttı. Bitki hakları ne olacak diye soruyordu...



Ali bunu hiç düşünmemişti ve bitki haklarının ne olduğunu bilmiyordu. İnternetten kısa bir araştırma yaptı ve kafası daha çok karıştı. Sonunda aklına öğretmeninden yardım istemek geldi. Yarın okulunda ilk işi öğretmeninden fikir almak olacaktı. Derste öğretmeninden söz alarak bitki haklarının neler olduğunu sordu. BU konu tüm sınıfta merak uyandırdı.
Öğretmen Merve Hanım kısaca bir açıklama yaparak bitki biliminden bahsetti, bitki bilim uzmanına Botanikçi denildiğini anlattı. Okula bir bitki bilim uzmanını çağırarak sorulara yanıt alabileceklerinden bahsetti.



Bir hafta sonra okula bitki bilimci geldi. Adı Kuzey'miş. Sınıfa bitki türlerinden, nasıl bakım gerektiğinden, onlara göstermemiz gereken sevgiden bahsetti. Bitkilerin de insanlar ve hayvanlar gibi canlı olduğundan, güzel davranılmayı hak ettiğini söyledi. Sınıfça çok etkilenmişlerdi. Kuzey Bey bir de hediye getirmiş herkese! Bir paketin içinde iki üç ufak top gibi şeyler vardı. Ne olduğunu sordular ve bitki tohumu olduğunu öğrendiler. Ardından Kuzey Bey ekledi;
-Hepinizin tohumları farklı bitkiye ait. Arkasında bitkilerin isimleri yazılı. Eve gittiğinizde araştırarak kendiniz uğraşmalısınız. Bakalım neler olacak?



Ali çok heyecanlanmıştı. Hemen tohum paketinin arkasına baktı ve limon ağacı yazdığını gördü. Çok mutlu olmuştu. Eve gittiğinde ailesine gününü anlatırken limon ağacı tohumundan bahsetti. Babası;
-Çok güzel bir etkinlik Ali. Amcan bitki konusunda çok bilgili bahçesine giderek ondan nasıl yetiştireceğimize dair bilgi alabiliriz, dedi. Ali iyi bir fikir olduğunu düşündü.
Ali'nin aklına o anda arka bahçelerinin kullanılmadığı fikri geldi. Hemen annesinin yanına koşarak fikrinden bahsetti ve ''Arka bahçeyi kullanabilir miyim?'' diye sordu. Acaba bu fikir neydi?



Ali'ye ailesi "Tabii ki arka bahçeyi kullanabilirsin Ali'ciğim." dediler. Çitlerin yanında duran küreği alıp toprağı kazmaya başladı. Kazma işi bitince Kuzey Bey'in verdiği limon tohumlarını ekmeye başladı. Tohumları ektikten sonra üstünü toprakla örttü. Limon ağacına Leon adını verdi. Lalelerin yanında duran çiçek sulama kabını aldı. Ektiği limon tohumlarına can suyunu verdi. Eve geldi yaptıklarını aklından geçirdi ve çok yorulduğu için uyuya kaldı.
Rüyasında Ali Leon'un büyüdüğünü gördü. Leon Ali'ye çevreye duyarlılığı için çok teşekkür etti.



- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $5.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $5.99+) - DOWNLOAD
- LIKE (1)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!