
Skillled Authors projemizin değerli ortaklarına ve katılım sağlayan değerli okurlarımıza teşekkürler.

Taner ÇAĞLAR Simona PLOSCAR
Ramila ALMURADOVA Fatime ALLAHVERDIYEVA
Yasemin SÜTÇÜ Ana MARTİN
Ufuk AŞIK Fadila ZORANİC
Elmas YILDIRIM Snezana STEVİC
Yeliz HAYKIR Şebnem MEMİDLİ
Enbiya KORKUTAN Seyda KERİMOVA
Serpil MELİKOĞLU Turkan SHABANOVA
Nuriye ÖZDEN Anna BABIJ
Cahide SEKİN Sevinç HÜSEYNOVA
Sema CERECİ Gulyanaq ALİYEVA





Once upon a time, when the sieve was in the straw, the camels were cribs, the roosters were barbers, while I was shaking the cradle of my mother. I went a little, I went too long, I went straight down the stream. I went a fall by mowing tulips and hyacinths. What I saw behind me when I looked ;haven’t I gone only one barley long road. Now here is a unheard fairy tale for you!
There lived a tall girl with blond hair, blue eyes and a pointy nose, who lived behind Mount Kaf.


Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal, horozlar berber iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken. Az gittim, uz gittim, dere tepe düz gittim. Lale, sümbül biçerek, ayla ayla bir güz gittim. Birde baktım ki arkama ne göreyim? Bir arpa boyu yol gitmemiş miyim? Natal, matal, martaval,işte size duyulmadık bir masal!
Kaf Dağı'nın arkasında yaşayan sarı saçlı, mavi gözlü, sivri burunlu, uzun boylu bir kız varmış.


Aybala is the name of this girl who takes the color of her hair from the sun and is legendary with her beauty. Aybala was beautiful, very beautiful, but also unhappy. Although he had everything to have in life, no one in the world could make him laugh.

Saçlarının rengini güneşten alan, güzelliği ile dillere destan olan bu kızın adı Aybala imiş. Aybala, güzelmiş çok güzelmiş fakat bir o kadar da mutsuzmuş. Hayatta sahip olunacak her şeyi olmasına rağmen dünyada hiç kimse onu güldüremiyormuş.

Aybala's father, who was the sultan, was very upset about this situation of his daughter. He thought for days what I can do for Aybala. Finally, he sent the news to the country that whoever makes my daughter happy, I will make all her wishes come true. People of all ages who heard the news in the country came to the sultan to make Aybala happy.

Aybala'nın padişah olan babası kızının bu durumuna çok üzülüyormuş.Günlerce Aybala için ne yapabilirim diye düşünmüş.Ne yaparsa yapsın kızını mutlu etmeyi başaramamış. En sonunda ķızımı kim mutlu ederse onun tüm dileklerini gerçekleştireceğim diye ülkeye haber salmış. Ülkede haberi duyan her yaştan insan Aybala'yı mutlu etmek için padişahın huzuruna gelmiş.





Her yaşta olan bu insanlar Aybala'yı mutlu etmek için çaba harcamaya başlamışlar. Kimi kendi ördüğü örgülerini , kimi kendi bahçesinde yetiştirdiği farklı güllerden onun için getirir, kimi onun için komik hikayeler anlatır, sihirbazlar sihirli büyüleriyle onu mutlu etmek için uğraşır dururlarmış. Fakat bunların hiç biri güzel kızı mutlu etmezmiş...




The efforts of everyone who heard that Aybala was unhappy in the country did not work. Aytekin, who was a shepherd with a small height, black hair and single-toothed, heard the unhappiness of Aybala. Aytekin, who was a source of joy around him, said that I would make Aybala laugh. Although no one believed him, Aytekin set out believing in himself.


Ülkede Aybala'nın mutsuz olduğunu duyan herkesin çabası hiç bir işe yaramamış.Aybala'nın mutsuzluğunu çoban olan küçük boylu,siyah saçlı,tek dişli Aytekin de duymuş. Çevresine neşe kaynağı olan Aytekin ben Aybala'yı güldürürüm demiş.Kimse ona inanmasa da Aytekin kendine inanarak yola koyulmuş.


Aytekin thought about how I could make the Sultan's daughter laugh when she went through long, difficult roads and went to the palace. He asked for ideas for the rabbit, the bird, the rainbow he saw on the road. Actually, he didn't have a definite thought in mind. But he knew that the good always win. And at the end of a long journey, he reached the gate of the palace.




Aytekin uzun, zorlu yollardan geçip saraya giderken nasıl olur da padişahın kızını güldürebilirim diye düşünüyormuş. Yolda gördüğü tavşana, kuşa, gökkuşağına fikir soruyormuş. Aslında aklında kesin bir düşünce yokmuş. Ama biliyormuş ki iyiler her zaman kazanırmış. Ve uzun bir yolculuk sonunda sarayın kapısına varmış. ..




Aytekin succeeded in coming to the palace, but the guards did not believe that Aytekin would make Aybala laugh. Aytekin tried to persuade the guards to open the door. Aytekin told the guards, "Rainbow painted the feather of the bird you see in my hand, and the rabbit whispered to this feather. Aybala will laugh when touching this feather. Open the door for me. said.




Aytekin, saraya gelmeyi başarmış başarmasına ama muhafızlar Aytekin'in Aybala'yı güldüreceğine inanmamışlar. Aytekin, muhafızları kapıyı açmaya ikna etmeye çalışmış. Aytekin, muhafızlara "Elimde gördüğünüz kuşun tüyünü; gökkuşağı boyadı, tavşan ise bu tüye fısıldadı. Bu tüye dokununca Aybala çok gülecek. Bana kapıyı açın." demiş.





When Aytekin's all efforts were inconclusive, he realized that he could not be accepted to the palace so easily. "After all, an ordinary person like me would not enter the palace with a wave of his arms" he said to himself. He had to find a solution so that the doors of the palace were opened wide to him.


Aytekin'in tüm çabaları sonuçsuz kalınca, saraya öyle kolay kolay kabul edilemeyeğeni anlamış. "Ne de olsa benim gibi sıradan biri öyle elini kolunu sallaya sallaya saraya girmezdi ya" demiş kendi kendine. Öyle bir çare bulmalıymış ki sarayın kapıları ardına kadar ona açılsın.


Yanındaki kuş ve tavşanla plan yapmışlar.Kuş "kanatlarıma bin ve seni sarayın penceresinden içeriye uçurayım"demiş.Bu fikri çok beğenen Aytekin hemen kuşun kanatlarına oturmuş ve uçarak sarayın içine girmişler.

Aytekin descended from the bird's wing and entered Aybala's room, hidden from the palace security.Aybala was sobbing because of unhappiness.When she saw Aytekin in front of her, she froze.The funny face of Aytekin caught his attention.The people at the palace waited curiously for Aybala's response.Aytekin approached Aybala.



Aytekin kuşun kanadından inip saray güvenliğinden gizli Aybala'nın odasına girmiş. Aybala mutsuzluktan hıçkıra-hıçkıra ağlıyormuş.Karşısında Aytekin'i görünce donup kalmış. Aytekin'in komik yüzü onun dikkatini çekmiş.Saraydakiler merakla Aybala'nın vereceği tepkiyi beklediler.Aytekin Aybala'ya yaklaşmış.



He opened his eyes wide and said "Look what will happen now?" And looked into Aybala's eyes. Aytekin's bird dropped the mirror on the wall with its wings. Aytekin, with his funny face, kept the broken glass pieces on the ground to the Sun and the walls of the room were painted in rainbow colors.



Gözlerini kocaman açarak ‘’Bak şimdi neler olacak?’’ diyerek Aybala’nın gözlerine bakmış. Aytekin’in kuşu kanatlarıyla duvardaki aynayı yere düşürmüş. Aytekin komik yüzü ile yerdeki kırık cam parçalarını Güneş’e tutmuş ve odanın duvarları gökkuşağı renklerine boyanmış.



To było niesamowite. Nikt jeszcze nie widział takiego zjawiska. Cały pokój mienił się różnymi kolorami. Podeszła do ściany i małymi rączkami dotykała po kolei każdy kolor. Zaczęła od czerwonego, potem pomarańczowy, żółty, zielony, niebieski, granatowy a na końcu fioletowy. Aybali nawet to się podobało ale nie na tyle, aby ją rozweselić.













- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $7.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $7.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!