
Ali o gün çok düşünceliydi.Akşam sofrada ailesi ile zaman geçirmeye, onlarla sohbet etmeye bayılırdı.
Ali, bu akşam sofrada bir garipti. Bu durumu annesinin gözünden kaçmamıştı.
Ali bugün erkenden yatmak istiyordu. Öyle de yaptı.
Ali babasıyla bu sabah boğazda balık yakalamaya gitmişti. Babası balık yakalamayı çok severdi. Ali’ye de bu işi öğretmek istiyordu. Hatta ona bir olta bile almıştı. Aslında daha önceleri de babasına birkaç kez eşlik etmişti. Ali artık bir oltayı kontrol edebilecek çağa gelmişti.
O sabah Ali yeni oltasıyla babasıyla, heyecanla yola koyuldular. Babası ile yolda bazen havadan sudan, bazen de boğazda yaşayan balık türlerinden konuşarak; yolun nasıl bittiğini anlamadan balık tutacakları köprüye geldiler. Oltalar bir telaşla hazırlandı. Makaraları, olta iğneleri kontrol edildi. Oltalara yemler takıldı. Babası önce Ali’nin oltasını bismillah deyip boğazın derin sularına, savurarak daldırdı, sonra kendininkini tabi. Beklemeye başladılar.
Babası balık beklerken son birkaç aydır televizyonlardaki boğaz ve deniz kirliliği konulu haberler aklına geliyordu. Ali ve onun kuşağının bu çevre kirliliği karşısında ne kadar talihsiz bir dönemden geçtiklerini ister istemez düşünüyor, bu düşünce onu içten içe rahatsız ediyordu. Boğaz gün geçtikçe eski maviliğini kaybediyordu.
Bu düşünceler arasında Ali’nin oltasının kıpırdadığını gördü. Babası:
- Çek oğlum çek, çabuk ol, kaçıracaksın. dedi.
-Tamam baba, sarıyorum, sen merak etme
Oltanın ucunda bir lüfer yavrusu çırpınıp duruyordu. Ali, büyük balık yakalayacağım diye çok heveslenmişti. Ama bu lüfer yavrusunu boğaza geri göndermeyi de hiç istemiyordu.
Ne yapıp edip babasını ikna etti. Lüferi yanlarındaki kovaya bıraktı. Temiz suda öyle güzel yüzüyordu ki… Ali bu lüfer yavrusunu şimdiden çok sevmişti.
“Evlerindeki boş kalan akvaryumda ona çok iyi bakabilirdi.” “Sonra nasıl olsa büyüyecek ve onu yaşayabileceği temiz bir denize geri gönderebilirdi.” "Ali de bu çevre kirliliğinin gayet farkındaydı." "Öğretmenleri okulda hep buna benzer ya konular anlatıyorlar ya da bazı etkinlikli programlar düzenliyorlardı." Bu düşünceler arsanda babası ile boğazdan o gün irice birkaç palamut ve bir levrek, birkaç poşet, gazete kağıdı, bir atkı… buna benzer malzemeler çıktıkça tabi çok üzüldüler, insanlara kızdılar.
Akşam olmak üzereydi. Karınları iyice acıkmadan evin yolunu tuttular.
Ali gerçekten düşünceliydi. Babası bu halini gördükçe onu neşelendirmeye çalışıyordu, ama pek de faydası olmuyordu. Ali balıklara ve boğazın kirliliğine çok üzülüyordu. Elinde yavru lüferi taşıdığı kovayla evin kapısından içeri girdiler.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE (2)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- REMIX
- Report
-
BUY
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!